Paylaş

İstanbul Panoraması

Antoine de Favray

Tuval üstüne yağlıboya,100 x 213 cm
1773

Sanat eğitimini Roma’daki Fransız Akademisi’nde, Jean-François de Troy’dan alan Fransız asıllı sanatçı Antoine de Favray (1706 Bagnolet - 1791 Malta), 1744’de eğitimini bitirdikten sonra oradayken tanıştığı bazı Malta Şövalyelerinin teklifi üzerine birkaç ay kalmak üzere Malta’ya geldi. Malta’da büyük ilgi gören ve 1751 yılında Malta Şövalyesi ilan edilen sanatçı mesleğini burada sürdürdü. Burada kaldığı süre boyunca kiliseler için tablolar hazırladı; Saint Jean Şövalyeleri Tarikatının Büyük Üstad’ının ve şövalyelerin portrelerini, Maltalı kadınların resimlerini yaptı. 1762 tarihinde Akademi üyesi olan Favray, aynı yıl Türkiyeyi ve Türkleri konu alan resimler yapmak üzere, dokuz yıl süreyle kalacağı İstanbul’a geldi. M. de Vergennes ve Saint Priest’in elçilikleri sırasında, onların koruyuculuğunda, İstanbul’daki Fransız Sarayı’nda, sonra da Rus Sarayı’nda yaşadı. 65 yaşında Malta’ya dönen Favray’in yapıtları arasında, yabancı elçilik çevrelerinden insanların portreleri, kabul töreni resimleri, özellikle Rum ya da Levanten kadınları konu alan gündelik yaşam resimleri ve Pera sırtlarından panoramik İstanbul manzaraları vardır. İstanbul’dan ayrıldıktan sonra Favray’nin Avrupa sanat çevrelerinde de belirli bir yer edindiği görülmektedir.

Favray’nin İstanbul’da yaptığı resimler arasında panoramik İstanbul manzaraları önemli bir yer tutar. Tüm detayların son derece titizlikle ve doğrulukla işlendiği, önemli bir belge niteliği de taşıyan bu manzaralar, dönemin diğer batılı sanatçılarının çoğunlukla yaptığı gibi Pera’daki elçiliklerden; özellikle de sanatçının İstanbul’dayken bir süre yaşadığı Rus Sarayı’ndan bakılarak resmedilmişlerdir. 1911 yılında, 18. yüzyıl’da Osmanlı dünyasını konu alan Avrupa’lı sanatçılar üzerine Les Peintres du Bosphore adlı bir kitap yazmış olan Fransız diplomat Auguste Boppe’a göre Favray, ilk kez İstanbul’a geldiği 1762 yılında Fransız büyükelçisi M. de Vergennes için resmettiği bu görünümü daha sonra ve büyük olasılıkla da 1770 ve 1773 yıllarında Malta Şövalyesi Etienne-François Turgot için de tuvaline aktarmıştır.Favray, Şövalye Turgot’ya yazdığı ve kompozisyon üzerine geniş bilgi veren mektuplarında, İstanbul’un resimde görülen semtlerini ve önemli yapılarını tanıtmakta; ayrıca elçilikler dışında resim yapmanın zorluğundan ve Pera’nın kente hâkim konumunun İstanbul’u resmetmek için ne kadar uygun olduğundan bahsetmektedir. 

Buna göre, resimde ön planda görülen bahçeler Rus Sarayı’na aittir. İstanbul’un çeşitli semtlerinin yanısıra Topkapı Sarayı ve Favray’nin Asya Sarayı olarak sözünü ettiği bir yapılar grubu görülür. Favray Turgot’ya yazdığı mektupta şöyle der: “…bir saray görülüyor. Asya Sarayı diye adlandırılıyor. Sarayı, IV. Murad, Bağdad seferinden dönüşte, İran stilinde inşa ettirmiş. Saray bugün terkedilmiş…”. Hilair, Cassas gibi başka sanatçıların eserleriyle karşılaştırıldığında Harem bölgesindeki bu yapılar topluluğunun, bugün var olmayan “Kavak Sarayı” olduğu anlaşılır. Sağda, arka planda görülen yüksek, beyaz dağ ise Uludağ’dır.