Paylaş

Said Paşa Yalısı

Mıgırdiç Civanyan, (Thomas Allom’dan)

Tuval üstüne yağlıboya, 101 x 131 cm
19. yüzyılın son çeyreği

İngiliz asıllı mimar ve ressam Thomas Allom (13 Şubat 1804, Londra – 31 Ağustos 1872, Barnes), İngiliz Kraliyet Akademisi’ni bitirdi. Sanat yaşamının ilk yıllarında mimar Francis Goodwin’in yanında çırak olarak bulundu; 1820’lerden itibaren İngiltere ve Kıta Avrupası’nda kapsamlı gezilere çıktı; İngiltere, Fransa ve Belçika’da çeşitli kentleri resimledi. İngiltere’de mimar olarak çeşitli yapılara imza attı. 1827- 1871 arasında Kraliyet Akademisi’nde projelerini sergileyen sanatçı Institute of British Architects’in (İngiliz Mimarlar Enstitüsü) kurucuları arasında yer aldı. Sir Charles Barry ile Parlamento Binası dâhil olmak üzere değişik projelerde birlikte çalıştı. 1834- 1836 yılları arasında İstanbul, Anadolu ve Filistin’i gezdi ve resimledi. Bu resimleri gravürlenerek Robert Walsh’un metnini yazdığı ve 1838’de Londra’da yayınlanan Constantinople and Scenery of Seven Churches of Asia Minor adlı kitapta yer aldı. Sanatçı, ayrıca L. Gallibert ve C. Pelle’in Constantinope Ancianne et Moderne  ile Character and Costume in Turkey and Italy adlı kitapları için de İstanbul konulu çeşitli resimler yaptı. Çin’i konu alan eserleri de olan sanatçının bu konudaki çalışmaları 1845’te China Illustrated adlı yayında yer almıştır.

Eser Thomas Allom’un Constantinople and Scenery of Seven Churches of Asia Minor (İstanbul ve Anadolu’nun Yedi Kilisesi’nden Görünümler) adlı kitabının ilk cildinde, gravür olarak yayınlanan kompozisyonundan kopyadır. İstanbul’daki İngiliz elçisi Lord Strangford’un 1820’den itibaren özel papazı olan Robert Walsh’un yazdığı ve 1838’de Londra’da iki cilt olarak yayınlanan bu kitap, çoğunluğu Allom’un çalışmalarından üretilmiş gravürler içerir. Daha sonra Fransızca baskısı da yapılmış olan kitabın gravürleri, 19. yüzyılda İstanbul’a dair önemli görsel kaynaklardan biri haline gelmiş ve pek çok ressam tarafından bu gravürler model alınmıştır.

Bu resimde de bir Osmanlı sanatçısı olan Civanyan’ın kendi döneminden daha eski İstanbul’u betimlemek için aynı kaynaktan yararlanması söz konusudur. Civanyan’ın eserine yansımasa da, Walsh’un anlattığına göre Said Paşa, reayaya tanınmayan bir imtiyazdan yararlanarak yalısını gül rengine boyatmış ve bu simgesel renkle evlilik hayatındaki mutluluğu ima etmiştir. II. Mahmud’un kızı Mihrimah Sultan’ın eşi Said Paşa’ya ait, günümüze ulaşmayan Bebek’teki bu yalı kompozisyona egemen olsa da, denizle bütünleşmiş bir kent olan İstanbul’un gündelik yaşamından çeşitli kesitler de resme yansımıştır. Bunların içinde, Boğaz’ın en çok akıntı alan yeri olduğundan kıyıda tekneleri çeken hamallar dikkati çekmektedir.