Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk

Sergi Turu

4 Aralık 2025 / 17.00

Pera Müzesi kuruluşunun 20. yılında İBB Kültür AŞ iş birliğiyle koleksiyon sergilerine ücretsiz sergi turu düzenliyor! Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyonlarından derlenen dört koleksiyon sergisi rehber eşliğinde ziyaretçilerle buluşuyor.

Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisi, 17. ve 19. yüzyıllar arasında Osmanlı-Avrupa ilişkilerine ışık tutuyor. Osman Hamdi Bey sergisi, Osmanlı arkeolojisi, kültürel mirası ve müzeciliğine büyük katkılar sunan Osman Hamdi Bey’in ressam kimliğini öne çıkarıyor. Ağırlık ve Ölçü Sanatı sergisi ise Anadolu’nun 4000 yıllık ticaret tarihini ağırlık ve ölçü aletleri üzerinden inceliyor. Sıradışı Minas ise 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başında Kütahyalı ustaların, kaybolmaya yüz tutmuş çiniciliği canlandırma çabalarını bir usta ve bir eser grubu üzerinden inceliyor.

Yaklaşık 1.5 saat sürecek rehberli tur ücretsizdir ve dili Türkçedir. Kontenjan sınırlıdır. Tura katılmak için resepsiyon@peramuzesi.org.tr e-posta adresinden rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Marcel Dzama’dan 5 Albüm Önerisi

Marcel Dzama’dan 5 Albüm Önerisi

Kanadalı sanatçı Marcel Dzama, Pera Müzesi’ndeki Ay Işığıyla Dans sergisinin üretim sürecinde en çok dinlediği beş albümü seçti. Post-punk derinliklerinden folk tınılarına uzanan bu liste, sanatçının görsel dünyasını besleyen seslere ışık tutuyor.

Jean-Léon Gérôme: Değişim Çağında Kültürel Etkileşimler

Jean-Léon Gérôme: Değişim Çağında Kültürel Etkileşimler

Jean-Léon Gérôme, 19. yüzyıl ikinci yarısının en tanınmış sanatçıları arasında yer alır. Akademik resmin en ateşli savunucularından olan Gérôme, İzlenimcilik gibi modern akımlara karşı kişisel bir savaş yürütmüştür. Yaşamının son dönemlerinde, karşı çıktığı akımların yükselişiyle eski popülerliğini kaybetmeye başlasa da 20. yüzyılda da pek çok başka akademik ressam gibi unutulup gitmemiştir. 

Akışkan Kimlikler  Bir Kimlik Yaratmak / Melez Kimlikler

Akışkan Kimlikler Bir Kimlik Yaratmak / Melez Kimlikler

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.