Sinema Yazarı Alin Taşçıyan ile
Pjer Žalica Sineması Üzerine

Söyleşi

18 Kasım 2023 / 17.15

Bilgilendirme: Pjer Žalica, sağlık durumu sebebiyle etkinliğe katılamayacak, gösterim sonrası konuşma Alin Taşçıyan ile gerçekleşecektir. Anlayışınız için teşekkür ederiz.

Pera Film, Bosna Sancak Kültür Günleri kapsamında Bosnalı yönetmen ve senarist Pjer Žalica’nın filmlerinden oluşan Zamanın İzleri adlı bir seçki sunuyor. 18 Kasım Cumartesi günü 1 Mayıs İşçi Bayramı gösteriminin ardından sinema yazarı Alin Taşçıyan moderatörlüğünde Pjer Žalica ile bir söyleşi gerçekleştiriliyor.

4 Kasım – 19 Kasım tarihleri arasında gerçekleşecek programın odak noktası, Pjer Zalica, 1964 yılında Saraybosna’da dünyaya gelen bir yönetmen ve senaryo yazarı. Kısa filmlere, müzik videolarına ve sinema filmlerine imza atan, filmleri Locarno Film Festivali başta olmak üzere birçok uluslararası festivalde gösterilen ve Avrupa Film Ödülleri’nde adaylıklar kazanan Zalica, Saraybosna Gösteri Sanatları Akademisi’nde ders vermeyi sürdürüyor.

Etkinlik dili Türkçedir. Konuşma ücretsizdir ve kapasite sınırlıdır. Rezervasyon alınmamaktadır.

Akışkan Rego

Akışkan Rego

Her ne kadar Rego, geç de olsa, çağının öncü feministlerinden biri olarak kabul edilmişse de, cinsel akışkanlığı ele alışıyla ilgili çok az şey yazılmıştır. Hatta çizim ve resimlerindeki sado-mazoşist akım, partiarka ile sömürülen kadın arasındaki klasik çatışmanın bir okuması olarak anlaşılmıştır. Türkiye ve Almanya’daki ilk müze sergileri, Rego’nun toplumsal cinsiyet ve kimlik hakkında sanıldığının çok ötesinde akışkan bir anlayışa sahip olduğunu gösteriyor.  

Pera Müzesi’nin Genç Sergileri

Pera Müzesi’nin Genç Sergileri

Pera Müzesi’nin sergiler ekibinden Begüm Akkoyunlu ve Tania Bahar ilk açıldığımız günden bu yana süregelen ve artık bir gelenek halini alan “Genç Sergiler”in hikâyesini Pera Müzesi Blog için anlatıyor!

Haliç

Haliç

Batılı ressamların İstanbul’u konu alan resimleri söz konusu olduğunda Haliç çok özel bir yere ve öneme sahiptir. Topkapı Sarayı ve anıtsal yapıların yer aldığı Tarihi Yarımada’yla, batılıların konakladığı, yabancı elçiliklerin yer aldığı Galata’yı birbirinden ayıran bu su kütlesi, geçişimli bir sınır gibidir adeta.