Alternatif Bir İstanbul: Fotoğraflarla Kolaj

Pera Yetişkin

  • 28 Nisan 2023 / 19.00

Bu atölyede katılımcılar, kentle kurdukları ilişkiler ve üretim tarzları farklı 11 fotoğrafçının yakın tarihli çalışmalarına alan açarak belli başlı temalar altında kentten kesitler sunan Zamane İstanbulları sergisini rehberli tur ile deneyimliyor. Ardından atölye çalışmasında, mekân hafızası üzerine arşivsel çalışmalar yürüten Arek Qadrra ve Beste Kopuz ile birlikte kent kavramının kendileri için ne anlama geldiği üzerine düşünerek bir araya geldiğinde ortak bir anlatı oluşturacak bir İstanbul kolajı yaratıyor.

İlişkili Sergi: Zamane İstanbulları

Yaş grubu: 18 yaş ve üzeri
Kontenjan: 10 kişi
Süre: 120 dakika
Atölye katılım bedeli: 150 TL
Öğrenciler için atölye katılım bedeli: 75 TL

Etkinlik Pera Müzesi’nde (yüz yüze) gerçekleşecektir.
Detaylı bilgi: ogrenme@peramuzesi.org.tr 

Arek Qadrra hakkında
2015 yılında “Yerellik ve Küresel Söylem” (Kaliforniya Sanat Akademisi - ABD) ve ”Yerellik ve Küresel Söylem” (Cumhuriyet Müzesi - İstanbul) sergilerine dahil oldu. Daha sonra Avrupa’da eşitli karma sergilerde yer aldı. Mannheim' “CAPTCHA Tasarım Festivali”nde yer aldı. BASE 2017’nin ardından; 2018’de “Yaşayan Mekan Yaşanan Mekan” (GAPO-SALT - İstanbul), “Düşler Ülkesi Troya” (Çanakkale Piri Reis Müzesi), “Düşler Ülkesi Troya” (Darphane-i Amire - İstanbul), “Duvar Kağıt Makas” (Space Debris - Orijin Sanat), ”Gallery Space+D” (Digilogue), “Sonar Istanbul” (ZorluPSM), ”İstanbul’da Şifa Bulmak” (Karşı Sanat Çalışmaları, Yaklaşım Tüneli Taksim) sergilerine katıldı. Evren, kainat, metafizik ve bu bağlamda kent ve yaşam kavramlarından yola çıkan sanatçı, kavramsal sanat, medya sanatı, resim, fotoğraf ve enstalasyonları ile multidisipliner bir tarzda çağdaş sanat çalışmalarına güncel olarak İstanbul’da devam etmektedir.

Beste Kopuz hakkında
Multidisipliner tarzda üretim yapan sanatçı, çalışmalarında kent tarihi, mekanın hafızası ve arşivsel çalışmalar yürüterek yer ile kurulan katmansal ilişkiler ağı üzerine eğilmektedir. Kentlerin en önemli özelliklerinden birisinin tamamen yok edilememesi ve her durumda geçmişinden izler barındırması olduğuna inanan sanatçı; üretimlerinde kentteki bu izleri aramakta ve eskinin yeni ile kendini yeniden var edişini sorgulamaktadır. Çalışmaları; Mamut Art Project 2017, BASE 2017, CAPTCHA Design Festival, Mixer, Space Debris, Şehre BAK gibi hem yurtiçi hem de yurtdışı platformlarda sergilendi. 2019 Kasım ayında Versus Art Project’te “Kazıklıköy” isimli ilk kişisel sergisini açtı. 2020 yılında İstanbul Mimarlık ve Şehircilik Araştırmaları Akademisi, 2022 yılında İstanbul Bienali Çalışma ve Araştırma Programına dahil oldu. İstanbul’da yaşamakta ve Hacettepe Güzel Sanatlar Enstitüsü resim bölümünde yüksek lisans eğitimine devam etmektedir.

yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...

SAMİH RİFAT : YAZARIN ÖLÜMÜNDEN ÖNCE

SAMİH RİFAT : YAZARIN ÖLÜMÜNDEN ÖNCE

Esra Özdoğan

Elif’e

Eski Sadakâtler
Samih Rifat’ı anarken el mahkûm başvurulan, yine de imtina edeceğim kısa sözcük listesi: Çok yönlü, geniş yelpazeli, Rönesans insanı, polimat,

Lubaina Himid: Koleksiyonlar, Kimlik ve Yeniden Tarih Yazımı

Lubaina Himid: Koleksiyonlar, Kimlik ve Yeniden Tarih Yazımı

Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu'ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ilk bölümünde Lubaina Himid’in pratiğini ele alıyoruz. Himid’in tarih yazımına müdahaleleri ve müze-koleksiyon eleştirisi üzerinden geliştirdiği stratejiler sanat dünyasının yapısal sorunlarını anlamak için güçlü bir referans noktası sunuyor.

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

Renk, ışık ve arzunun bir araya geldiği tablolarıyla David Hockney, yalnızca Pop Art’ın değil, görsel kültürün de en çarpıcı figürlerinden biri. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ikinci durağında, Hockney’nin sanatı üzerinden müze eleştirisi, kimlik temsili ve kuir deneyimlerin sanat tarihindeki görünürlüğü üzerine düşünüyoruz. Sanatçının eserleri, hem kişisel hem politik bir özgürleşmenin izlerini sürerken, koleksiyonun sınırlarını yeniden tanımlıyor.