Duyguların Renkleri, Hayallerin Şekilleri

Okul Grupları
Anaokulu

Yüz Yüze

Geometrik formlardan oluşan yepyeni tasarımlar yaratmaya hazır mısınız? Yiyeceklerin formlarından ilham alarak, renkli oyun hamurlarına şekil veriyoruz. Bu atölyede geometrik şekilleri, örüntü oluşturmayı öğreniyor, motor kabiliyetimizi ve yaratıcılığımızı geliştiriyoruz. 

Malzemeler
Oyun hamuru (farklı renklerde)
Mukavva veya karton 

Hafta İçi Çevrimiçi Öğrenme Programı
Salı, Çarşamba, Perşembe, Cuma 

10:00-10:30
10:45-11:15
11:30-12:00  

Özel okulların Çevrimiçi Rehberli Tur ve Atölye Çalışmasına kişi başı katılım bedeli: 6 TL
Devlet okulları için Çevrimiçi Rehberli Tur ve Atölye Çalışması bedelsizdir. 

En az 10 en fazla 60 kişilik grupların oluşması ve rezervasyon gereklidir. Rezervasyonun onaylanmasının ardından atölye linki sadece kayıtta kullanılan e-posta adresine iletilmektedir. 

İlişkili Sergi: Yüzleşme

yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...

Deniz Sefası

Deniz Sefası

Deniz hamamından plaja geçiş ise bir devrim niteliğindeydi. Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçan Beyaz Ruslar, İstanbul’da pek çok dönüşüme neden olmuşlardı, bunlardan en önemlisi de halkın denizle buluşmasına vesile olan plaj alışkanlıklarıydı. 1920’lerden itibaren deniz hamamları evrilerek yerlerini yavaş yavaş kadın ve erkeğin beraber denize girebildiği plajlara bıraktı. Bu blog yazımızda İstanbul’un plajlarını ve onların özelliklerini ele alıyoruz.

Niko Pirosmani

Niko Pirosmani

“İsimsiz bir Mısır freski, bir Afrika putu ya da bir Girit vazosu: Pirosmani’nin işleri bunların arasında sayılmalı. Onu gerçekten algılayabilmenin tek yolu bu… Bir Pirosmani görünce, insan Gürcistan’a inanç duymaya başlar.”

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”