Eğlenceli Kumsal

Okul Grupları
Ortaokul

Yüz Yüze

Sanatçı Paula Rego’nun müzede sergilenen “Kumsalda” adlı rengarenk tablosundan ilham aldığımız bu atölyede öğrenciler, rehberli sergi turu ile sanatçının canlı ve oyunbaz figürlerle dolu eserlerini keşfediyor. Ardından katlama, kesme ve yapıştırma tekniklerini ve çeşitli boyaları kullanarak hayal ettikleri eğlenceli yaz gününü resim kağıtlarına yansıtıyorlar.

Hafta İçi Yüz Yüze Öğrenme Programı
Perşembe 
10:30-12:00
13:30-15:00 

İlişkili Sergi: Paula Rego: Hikâyelerin Hikâyesi

Özel okulların rehberli tur ve atölye çalışmasına kişi başı katılım bedeli: 75 TL

Devlet okulları için Rehberli Tur ve Atölye Çalışması bedelsizdir.

En az 10 en fazla 30 kişilik grupların oluşması ve rezervasyon gereklidir.

Rezervasyon formunu doldurmak için buraya tıklayınız.

yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...

Deniz Sefası

Deniz Sefası

Deniz hamamından plaja geçiş ise bir devrim niteliğindeydi. Rus ihtilalinde ülkelerinden kaçan Beyaz Ruslar, İstanbul’da pek çok dönüşüme neden olmuşlardı, bunlardan en önemlisi de halkın denizle buluşmasına vesile olan plaj alışkanlıklarıydı. 1920’lerden itibaren deniz hamamları evrilerek yerlerini yavaş yavaş kadın ve erkeğin beraber denize girebildiği plajlara bıraktı. Bu blog yazımızda İstanbul’un plajlarını ve onların özelliklerini ele alıyoruz.

Niko Pirosmani

Niko Pirosmani

“İsimsiz bir Mısır freski, bir Afrika putu ya da bir Girit vazosu: Pirosmani’nin işleri bunların arasında sayılmalı. Onu gerçekten algılayabilmenin tek yolu bu… Bir Pirosmani görünce, insan Gürcistan’a inanç duymaya başlar.”

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”