Mutluluk Formülleri
Hayırlı Evlat ile Yazı Atölyesi

Pera Genç
13+

  • 15 Nisan 2021 / 19.00

Mutluluk bir seçim mi? Hedef mi? Amaç mı yoksa sonuç mu? Ölçülebilir mi? Karşılaştırılabilir mi? Mutluluğun politika ve ekonomi ile ilişkisi nedir? İçinde bulunduğumuz toplumdan bağımsız olarak deneyimlenebilir mi? Popüler kültür mutluluk üzerine fikirlerimizi ne kadar şekillendirir? Mutlu muyuz? Sanatçı, yazı atölyesinin katılımcılarını, işin üretim sürecinde mutluluk üzerine sorduğu bu soruları birlikte yeniden düşünmeye davet ediyor. Atölyede katılımcılarla önceden paylaşacakları malzemeleri kullanarak bireysel ve kolektif hikâyeler üretiyoruz. 

Hayırlı Evlat, ​Zevk Meselesi​ sergisinde yer alan ​Bırak Kendini​ isimli video işini ​Türkiye İstatistik Kurumu'nun​ mutluluk üzerine yapılan anketlerinde birinci gelen Sinop’ta üretti.                                                          

İlişkili Sergi: Zevk Meselesi

Malzemeler
Atölyeye katılmadan önce aşağıda yer alan bilgileri ogrenme@peramuzesi.org.tr e-posta adresine 14 Nisan 2021 tarihine kadar göndermeniz rica olunur.
- Mutluluğu engellediğini düşündüğünüz bir görseli JPEG formatında paylaşınız.
- Mutluluğu temsil ettiğini düşündüğünüz bir şarkıyı paylaşınız.             
- Size mutlu hissettiren fiziksel ya da soyut bir yerin ismi ve/veya tanımını paylaşınız.

Kontenjan: 20 kişi
Atölye başına katılım bedeli: 45 TL

Katılımcılara e-posta aracılığıyla katılımcı belgesi gönderilecektir.

Zoom Meeting uygulaması üzerinden gerçekleşecek etkinlikte, rehber eşliğinde yapılan çevrimiçi sergi turundan sonra, sergiye yönelik atölye çalışması yapılacaktır.

Atölyenin linki sadece biletli katılımcılarla paylaşılmaktadır.

Katılımcıları görmek ve kişiye özgü yönergeler verebilmek amacıyla kameranızın ve mikrofonunuzun açık olması gerekmektedir. Bilet alan her katılımcı bunu kabul etmiş sayılır.

Detaylı bilgi: ogrenme@peramuzesi.org.tr

Hayırlı Evlat Hakkında

Hayırlı Evlat, İstanbul, Londra ve Viyana arasında yaşayan ve çalışan sanatçı. Kariyerine 14 Şubat 2017’de başlayan Hayırlı Evlat, ilhamını popüler kültürden alarak işlerinde ana akımın dışarıda bıraktığı, esnek ve geçirgen karakter temsilleri oluşturuyor. Pratiğinde popüler kültürü, onun dilinini ve estetiğini taklit ederek, ayna tutarak, içini boşaltarak yeniden yorumluyor. Hayırlı bir evlat olmak kişiye genelde çevresindekiler tarafından yakıştırılır, hatta empoze edilir. Hayırlı Evlat, 2017 Türkiye anayasa değişim referandumu sırasında, hayır kelimesinin etimolojik hikayesiyle yayılan “hayır/lı” direnişinin yumuşak ve yapıcı tavrını benimsiyor. Sanatçı, başkaları tarafından üzerine yapıştırılan bu tabiri bükerek hayırlı olmanın güncel yöntemlerini araştırıyor.

Kontenjanımız dolmuştur, ilginize teşekkür ederiz.

yükleniyor.. Yükleniyor...
yükleniyor... Yükleniyor...
yükleniyor.... Yükleniyor...
Yükleniyor ...
yükleniyor . Yükleniyor...
yükleniyor .. Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
yükleniyor ... Yükleniyor...
Yükleniyor ...

Kartpostal Çıplakları

Kartpostal Çıplakları

Çıplaklığın seyirlik halleri, Osmanlı’nın dünyasına resimlerden önce kartpostallarda ulaşır. 1890’lardan itibaren ve özellikle 1910’larda, II. Meşrutiyet’in ilanından sonraki yıllara rastlayan dönemde elden ele, kentten kente dolaştığı anlaşılmaktadır.

Büyük Birader’i Çiftdüşünüyoruz! 1984′ten 11 Alıntı

Büyük Birader’i Çiftdüşünüyoruz! 1984′ten 11 Alıntı

Çiftdüşün Çiftgörü sergimiz George Orwell’ın 1984 romanında kullandığı “Çiftdüşün” kavramına bir göndermeyle isim buldu ve aralarında Tracey Emin, Marcel Dzama, Anselm Kiefer, Bruce Nauman, Raymond Pettibon ve Thomas Ruff gibi isimlerin yanı sıra Türk sanatçıların da yer aldığı seçki, çoğulcu düşünmenin izini sanat eserleri üzerinden sürdü.

Moskova Kavramsalcılığı

Moskova Kavramsalcılığı

Düşünme biçimimiz kökten bir değişime uğramış durumda, ama insanların çoğu bunun pek farkında değil gibi.

Kurumsallaşmış düşünme biçimi son 24 yüzyıldır yaptığı gibi doğrusal Neo-Platonik yapısını sürdürüyor.