Sihirli Meyveni Yarat

Pera Çocuk
4-6 Yaş

Kahvenin içecek olmadan önce nasıl yetiştiğini, evimize nasıl geldiğini biliyor musun? Bir tahminin var mı? Sence bir meyve midir yoksa sebze mi, yoksa bir abur cubur mu ya da çerez mi? Kahve bir meyve ve aynı diğer meyveler gibi ağaçta yetişiyor! Kahve ağacının bu meyvesi aslında ilk başta kırmızı renkli, kavrulduktan sonra bizim bildiğimiz kahverengi çekirdeklere dönüşüyor.

Afrika’da yaşayan Etiyopyalılar, kahveyi ilk keşfettiklerinde onu kaynatarak nefis bir içecek yapılabildiğini buldular ve ismine Sihirli Meyve dediler. Peki senin sihirli bir meyven olsa nasıl olurdu? Onu çizebilir misin? Kağıt üzerine renkli kalemlerinle kendi sihirli meyveni çizip, senin sihirli meyvenin sihri ne olurdu herkesle paylaş! Sosyal medyada #PeraÖğrenme etiketini kullanmayı unutma...

 
İlişkili Sergi: Kahve Molası 

Resimleyen: İpek Kay
Oyun Yazarı: Neray Çeşme

Bu program 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın 100. Yıl dönümüne özel, dijital sergilerimizden esinlenerek hazırlanmıştır.

yükleniyor.. Yükleniyor...
yükleniyor... Yükleniyor...
yükleniyor.... Yükleniyor...
Yükleniyor ...

Lubaina Himid: Koleksiyonlar, Kimlik ve Yeniden Tarih Yazımı

Lubaina Himid: Koleksiyonlar, Kimlik ve Yeniden Tarih Yazımı

Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu'ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ilk bölümünde Lubaina Himid’in pratiğini ele alıyoruz. Himid’in tarih yazımına müdahaleleri ve müze-koleksiyon eleştirisi üzerinden geliştirdiği stratejiler sanat dünyasının yapısal sorunlarını anlamak için güçlü bir referans noktası sunuyor.

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

Renk, ışık ve arzunun bir araya geldiği tablolarıyla David Hockney, yalnızca Pop Art’ın değil, görsel kültürün de en çarpıcı figürlerinden biri. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ikinci durağında, Hockney’nin sanatı üzerinden müze eleştirisi, kimlik temsili ve kuir deneyimlerin sanat tarihindeki görünürlüğü üzerine düşünüyoruz. Sanatçının eserleri, hem kişisel hem politik bir özgürleşmenin izlerini sürerken, koleksiyonun sınırlarını yeniden tanımlıyor.

Lucian Freud: Bedenin Psikolojisi ve Figüratif Resmin Sınırları

Lucian Freud: Bedenin Psikolojisi ve Figüratif Resmin Sınırları

Lucian Freud, insan bedenine yalnızca bir yüzey olarak değil, ruhun ağırlığını taşıyan bir alan olarak bakan bir ressamdı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinde bu kez, Freud’un figüratif resim anlayışını ve bedenin psikolojisini resme nasıl taşıdığını inceliyoruz. Sanatçı, insan figürüne yaklaşımıyla 20. yüzyıl İngiliz sanatında kalıcı bir iz bıraktı; bedenin estetik temsilini değil, varoluşun kırılgan derinliğini görünür kıldı.