Temelde İnsan

Çağdaş Sanat ve Nörobilim

7 Nisan - 3 Temmuz 2011

Temelde İnsan: Çağdaş Sanat ve Nörobilim sergisi, yapıtları nörobilim araştırmalarıyla kesişen yedi çağdaş sanatçının yapıtlarını bir araya getirdi. Serginin küratörlüğünü New York'taki School of Visual Arts, Güzel Sanatlar Bölümü Başkanı Suzanne Anker üstlendi.

Farklı disiplinlerden gelen ve temel öğe olarak robotbilim, üç boyutlu tarama, Photoshop, hızlı prototipleme, mikroskopla inceleme ve bilgisayar görüntüsü gibi yeni teknolojileri kullanan bu sanatçılar; doğanın gizemlerini, birliğini ve süreçleri ile bilgi ve inançların aktarımını konu alıyor. Madde, algılama ve belleğin zihinde canlandırdığı metaforları yapıtlarına katan sanatçılar bu sayede kendine özgü kişiselleştirmelerini mecazi ve simgesel bir yapı çerçevesine oturttular.

Sergi, sanat ve bilimi buluşturarak, sanata farklı bir noktadan, bilim penceresinden bakmaya, çağdaş sanatla nörobilim arasındaki güçlü ilişkiyi anlamaya ve sorgulamaya davet etti.

Sanatçılar: Suzanne Anker (ABD), Andrew Carnie (İngiltere), Frank Gillette (ABD), Michael Joaquin Grey (ABD), Leonel Moura (Portekiz), Rona Pondick (ABD) ve Michael Rees (ABD).

Sanatçılar: Suzanne Anker, Andrew Carnie, Frank Gillette, Michael Joaquin Grey, Leonel Moura, Rona Pondick, Michael Rees

Temelde İnsan

Temelde İnsan

Temelde İnsan: Çağdaş Sanat ve Nörobilim sergi kataloğu, yapıtları nörobilim araştırmalarıyla kesişen yedi çağdaş sanatçının yapıtlarını bir araya getiriyor. Küratörlüğünü New York'taki...

Türk Edebiyatının “Esrarlı” Adası

Türk Edebiyatının “Esrarlı” Adası

Matine’nin bu ay bir konuğu değil konusu var. Yazar, çevirmen, mimar, fotoğrafçı, şair veya Enis Batur’un eksiksiz tanımlamasıyla bir “hezarfen çelebi”. 2007’de yitirdiğimiz Samih Rifat’ı, yeniden yayımlanan kitabı Ada ile Matine’ye konuk ederken, onun bilmecelerini çözmeye çalışıyoruz.

Moskova Kavramsalcılığı

Moskova Kavramsalcılığı

Düşünme biçimimiz kökten bir değişime uğramış durumda, ama insanların çoğu bunun pek farkında değil gibi.

Kurumsallaşmış düşünme biçimi son 24 yüzyıldır yaptığı gibi doğrusal Neo-Platonik yapısını sürdürüyor. 

Yüz Yüze

Yüz Yüze

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.