Kolokyum
17 Ekim 2025 / 11.00
Bir bilim dalı olarak tarihsel metroloji, antik çağdan günümüze ağırlık ve ölçü sistemlerinin gelişimini inceler. Arkeoloji, tarih, sanat tarihi, epigrafi ve nümismatik gibi alanlarla yürütülen disiplinlerarası çalışmalar aracılığıyla, yalnızca antik çağ ticareti ve ekonomisine ışık tutmakla kalmaz, aynı zamanda kültür tarihi üzerine yeni yaklaşımlar ortaya koyulmasını da sağlar.
Nispeten az ele alınmış bir alan olan tarihsel metrolojiye eğilerek bu doğrultuda bir koleksiyon oluşturmayı ve bu alanın temsil ettiği değerleri Türkiye ve dünyadaki bilimsel çalışmalarla buluşturmayı amaçlayan Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu, 1980’li yıllardan itibaren bu çalışmalara hizmet eden önemli bir referans koleksiyonu olmuştur.
2005 yılında Pera Müzesi’nin kurulmasıyla birlikte özel bir koleksiyondan müze koleksiyonuna dönüşerek kamuya açılan bu koleksiyon, tarihsel metroloji alanındaki araştırmaları desteklemiş; kapsamlı bir koleksiyon olmasının yanı sıra, bilimsel çalışmaların yapılmasını teşvik eden bir yaklaşım sergilemiştir.
Pera Müzesi’nin 20. yılında Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’nu odağına alan kolokyum, koleksiyonun Türkiye’de ve dünyada ağırlık ve ölçü araştırmalarına sunduğu katkıları ele alıyor. Aynı zamanda bu çalışmaların kültür varlıklarının korunmasına olan etkilerini de değerlendiriyor.
Kolokyum, koleksiyon üzerinde çalışan akademisyen Oğuz Tekin (Koç Üniversitesi), doktora öğrencisi Thomas Leblanc (Louvain la-Neuve Üniversitesi), doktora sonrası araştırmacı Eleni Theodorou (Avusturya Arkeoloji Enstitüsü) ve koleksiyon sorumlusu Yavuz Selim Güler’i bir araya getiriyor. Katılımcılar, koleksiyonun tarihsel metroloji alanındaki önemini ve bilimsel araştırmalara sağladığı katkıları farklı bakış açılarıyla tartışıyor.
Pera Müzesi Oditoryumu’nda Türkçe ve İngilizce olarak gerçekleşecek etkinlik ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.
Süreli Sergi
Dünyayı bir avuç birimle ölçmeye çalışmak onu zihnen inşa edebilmeyi de beraberinde getirdi. Keşfin ölçüsü mitlere karıştıkça, ölçmek ve tartmak fiziksel bir deneyimin ötesinde bilimin, kâinatın ve bilinenin ötesini merak eden insanın, kendini ifade etme becerisinin önemli bir aracı oldu.
Sergi hakkında daha fazla bilgi için tıklayınız.
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Narın Rengi’nin yönetmeni Sergey Parajanov, Gürcistan’ın Tiflis şehrinde doğmuş olsa da, aslen Ermeni’ydi. Sayat-Nova ile kendini ruhen yakın hisseden Parajanov, çok sayıda kültüre ev sahipliği yapan Transkafkasya ile arasındaki bağ sebebiyle, ozanın yaşamını beyaz perdeye aktaracak ideal sanatçı olduğuna inanıyordu
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)