Elçi – İ. Ata Doğruel

Performans

31 Mart - 2 Nisan 2017

Sanatçı İ. Ata Doğruel’in Elçi (Ambassador) başlıklı performansı, Oryantalist Resim Koleksiyonu’ndan derlenen Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar sergisine odaklanıyor. 17. yüzyıldan 19. yüzyıla elçi portreleri ve elçilerin sanat koruyuculuğu üzerine yeni bir bakış ve yorum getiren performans özellikle ikilik kavramını irdeliyor. Sanatın rehberliğinde diplomasi tarihinin dolambaçlı yollarını anlatan sergi ilgi çekici kişiliklerle de tanıştırıyor. 

İ. Ata Doğruel hakkında

Uzun süreliperformanslarıyla İ. Ata Doğruel (d. 1991, Kütahya), soyutlanma, dayanıklılık gibi kavramlar üzerine yoğunlaşarak, bedensel ve zihinsel sınırlarını zorlamayı hedefler. Lisans eğitimine Koç Üniversitesi Hukuk fakültesinde başlayıp Medya ve Görsel Sanatlar fakültesinde devam ediyor. Sanatçı 9 günlük açlık, 13 günlük sessizlik gibi kendini, doğayı, evreni keşfederek daha fazla soru üretmeyi amaçladığı performanslar gerçekleştirdi. 

İlgili Proje

Yeniden Bak

Pera Müzesi, Performistanbul iş birliğiyle Suna ve İnan Kıraç Vakfı koleksiyon sergilerinden ilham alan “Yeniden Bak” performans programını sundu. Sanatçılar İ. Ata Doğruel “Elçiler”, AslieMk “Yerinde” ve Ekin Bernay “9 Taş” başlıklı performanslarıyla Pera Müzesi’ndeki Oryantalist Resim, Kütahya Çini ve Seramikleri ve Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri koleksiyon sergilerine yeni bir bakış sundular. 

Yeniden Bak

Kozbekçi Mustafa Ağa

Kozbekçi Mustafa Ağa

1709’da Rus Çarı Petro’ya yenildikten sonra Osmanlı’ya sığınan Demirbaş Şarl (XII. Karl) 5 yıl boyunca maiyetiyle birlikte Bender’de kalmış, tüm masrafları Osmanlı tarafından karşılanmış, kendisine maaş bağlanmış ve borç para verilmiştir.

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh <br> Aşkın Güngör

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh
Aşkın Güngör

En çok çocukları öldürmekten haz duyuyorum. Etleri kesilip göğüs kafesleri kırılırken hep aynı şekilde bağırıyorlar: “ANNE!BABA! ANNEEEE! BABAAAA!”