Kahvenin Kırk Yıllık Hatırı

Sergi Turu

21 Mart 2025 / 18.30

Pera Müzesi, Kahve Molası sergisi kapsamında düzenlediği Kahvenin Kırk Yıllık Hatırı rehberli tur serisiyle, Etiyopya'dan Yemen'e, Yemen'den Osmanlı coğrafyasına ve oradan da Avrupa'ya uzanan kahvenin öyküsünü, kahve kültürü etrafında şekillenen çini ve seramik üretimi üzerinden anlatıyor. 

UNESCO Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi'nde Türkiye'nin kültür varlıkları arasında yer alan Türk Kahvesi ve Geleneği (2013) ile Geleneksel Çini Sanatı (2016), bu özel tur serisinde tek bir tema altında buluşuyor. Rehberli turda, ziyaretçiler seramik üretimi ve kahve arasındaki ilişkiyi keşfederken, Kütahya seramiklerini tematik bir bakış açısıyla inceleme fırsatı bulacak. 

Sergi turuna katılan misafirlerimize Pera Café’de Türk kahvesi %20 indirimlidir. 

30 dk sürecek rehberli tur ücretsizdir ve dili Türkçedir. Kontenjan sınırlıdır. Tura katılmak için resepsiyon@peramuzesi.org.tr e-posta adresinden rezervasyon yaptırabilirsiniz. 

Süreli Sergi

Kahve Molası

“Sihirli Meyve” olarak Etiyopya’da keşfedilen ve 15. yüzyılda Yemen’den Osmanlı topraklarına ulaşan kahve, kısa zamanda yaygınlaşmış, itibarlı bir içecek olarak sarayda ve zengin evlerinde yerini almış, etrafında ritüeller şekillenmeye başlamış ve sosyal hayatın gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. 

Kahve Molası

Frida Kahlo

Frida Kahlo

Frida Kahlo, 6 Temmuz 1907’de Meksika’nın Coyoacán şehrinde dünyaya geldi. Bundan tam 47 yıl sonra aynı şehirde, çok sevdiği Meksika’sında ölmeden önce başından pek çok şey geçti.

Sonsuz Paris (1959-1965)

Sonsuz Paris (1959-1965)

1960’lı yıllarda, Alberto Giacometti yaşadığı kente, Paris’e, sokaklarını, kafelerini, atölyesini ya da karısı Annette’in dairesi gibi daha özel yerleri çizerek saygısını sunmuştur, bu çizimler onun en son kitabını oluşturacaktır: Paris sans fin (Sonsuz Paris). 

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.