Osmanlı Topraklarında Bizans Mirasının Peşinde
İstanbul’daki Rus Arkeoloji Enstitüsü (1894–1917)

Seminer

5 Haziran 2026 / 17.00

On dokuzuncu yüzyılın sonlarında İstanbul’da kurulan Rus Arkeoloji Enstitüsü, Osmanlı topraklarında yürüttüğü araştırmalarla Bizans tarihi ve arkeolojisi çalışmalarında önemli bir merkez hâline geldi. 1894–1917 yılları arasında faaliyet gösteren Enstitü, Rus Bizans tarihçileri ve arkeologlarının Osmanlı coğrafyasındaki araştırmalarına ev sahipliği yaparken, aynı zamanda dönemin siyasi ve entelektüel ortamına da ışık tuttu.

Akademisyen Pınar Üre tarafından verilen seminer, İstanbul’daki Rus Arkeoloji Enstitüsü’nün kuruluşundan kapanışına kadar uzanan tarihini ele alıyor. Enstitünün faaliyetleri üzerinden Rusya İmparatorluğu’nda akademinin, özellikle arkeoloji ve Bizans çalışmalarının kurumsallaşma süreci incelenirken, Osmanlı topraklarında yürütülen arkeolojik çalışmaların Rus devlet politikalarıyla ilişkisi de değerlendiriliyor. Ayrıca Osmanlı yönetiminin Rus arkeologlara yaklaşımı üzerinden, on dokuzuncu yüzyılda kültürel miras anlayışının geçirdiği dönüşüm tartışılıyor. Seminer, Enstitünün Birinci Dünya Savaşı yıllarındaki faaliyetlerine ve Bolşevik İhtilali sonrasında kapatılışına da odaklanarak imparatorluk düzeninin çözülüş sürecindeki siyasi ve entelektüel değişimleri ele alıyor.

Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleşecek etkinlik ücretsizdir ve dili İngilizcedir. Rezervasyon alınmamaktadır.

İş birliğiyle

 

Pınar Üre Hakkında
Pınar Üre lisans ve yüksek lisans eğitimlerini Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde tamamladı. Prof. Dominic Lieven gözetiminde sürdürdüğü doktora derecesini 2014 yılında London School of Economics and Political Science’dan Uluslararası Tarih alanında aldı. Doktora tezine dayanan kitabı, 2020 yılında Reclaiming Byzantium: Russia, Turkey, and the Archaeological Claim to the Middle East in the 19th Century adıyla IB Tauris tarafından yayımlandı. Çeşitli üniversitelerde Osmanlı modernleşmesi tarihi, Rusya ve Sovyetler Birliği tarihi gibi konularda dersler verdi. Geç imparatorluk ve erken Sovyet dönemlerinde Rusya ve Türkiye arasındaki entelektüel temaslar ve bilgi aktarımı, araştırmalarının temel eksenini oluşturmaktadır.

 

Süreli Sergi

Ağırlık ve Ölçü Sanatı

Dünyayı bir avuç birimle ölçmeye çalışmak onu zihnen inşa edebilmeyi de beraberinde getirdi. Keşfin ölçüsü mitlere karıştıkça, ölçmek ve tartmak fiziksel bir deneyimin ötesinde bilimin, kâinatın ve bilinenin ötesini merak eden insanın, kendini ifade etme becerisinin önemli bir aracı oldu. 

Ağırlık ve Ölçü Sanatı

Moskova Kavramsalcılığı

Moskova Kavramsalcılığı

Düşünme biçimimiz kökten bir değişime uğramış durumda, ama insanların çoğu bunun pek farkında değil gibi.

Kurumsallaşmış düşünme biçimi son 24 yüzyıldır yaptığı gibi doğrusal Neo-Platonik yapısını sürdürüyor. 

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Portmantoda Olağan Dedikodular

Portmantoda Olağan Dedikodular

 Dört bölümlük “Söylenen Şeyler” yazı serisinin ikinci bölümde evin portmantosunda yolları kesişen eşyaların dedikodusuna kulak misafiri oluyoruz…