Roma Dönemi Anadolusunda Seyahat

Panel

25 Ekim 2024 / 11.00

Antik Çağ’da, tıpkı günümüzde olduğu gibi, insanlar farklı sebeplerle sürekli hareket hâlindeydi; yeni fırsatlar, ticaret ya da keşif amacıyla seyahat ediyorlardı. Bu yolculukların gerçekleşebilmesi için güvenilir taşıtlar, dayanıklı binek hayvanları ve sağlam yollar ile güvenli limanlar gibi hayati altyapı unsurlarına ihtiyaç vardı. Elbette, bu altyapının sağlamlığı ve güzergahların güvenliği, her yolculuğun kaderini belirleyen kilit unsurlar arasında yer almaktaydı. 

Panelde, Prof. Dr. Ferit Baz (Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi), Prof. Dr. Hüseyin Sami Öztürk (Marmara Üniversitesi) ve Doç. Dr. Emre Erten’in (İstanbul Üniversitesi) katılımıyla Roma dönemi Anadolusunda seyahat tartışılıyor. Bu dönemde yolların türleri, genişlikleri, yol yapım faaliyetleri; taşıtların ve binek hayvanlarının özellikleri, güzergâhların güvenliği, limanların yapıları ve insanların seyahat esnasında kullanabilecekleri yol kılavuzları, haritalar ve kitaplar gibi kaynaklar ele alınıyor. Ayrıca, Roma posta teşkilatı, antik yazarların seyahatle ilgili anlatıları, turizm, Bithynia, Phrygia ve Kappadokia bölgelerindeki bazı yol güzergahları ile konuya dair epigrafik veriler de inceleniyor.

Pera Müzesi Oditoryumunda gerçekleşecek etkinlik ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır. Etkinlik Türkçedir.

Süreli Sergi

Ağırlık ve Ölçü Sanatı

Dünyayı bir avuç birimle ölçmeye çalışmak onu zihnen inşa edebilmeyi de beraberinde getirdi. Keşfin ölçüsü mitlere karıştıkça, ölçmek ve tartmak fiziksel bir deneyimin ötesinde bilimin, kâinatın ve bilinenin ötesini merak eden insanın, kendini ifade etme becerisinin önemli bir aracı oldu. 

Ağırlık ve Ölçü Sanatı

Stefan Hablützel Bana Bak!

Stefan Hablützel Bana Bak!

Bana Bak! “la Caixa” Çağdaş Sanat Koleksiyonu’ndan Portreler ve Diğer Kurmacalar sergimizle ilgili paylaşımlarımıza devam ediyoruz. Yazımız serginin “Kimliğe İlişkin Uzlaşımlar” başlıklı bölümünde yer alan sanatçı Stefan Hablützel ve eseri “1962 – 1929” hakkında.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

Gece Yarısı Hikâyeleri: Kırmızı Buton <br> Funda Özlem Şeran

Gece Yarısı Hikâyeleri: Kırmızı Buton
Funda Özlem Şeran

Çölde gece sakindi. Fareler bile ortalıkta yoktu. Karanlığın içinde birkaç LED yanıp sönüyor, dönüp duran bir fanın sesi sonsuz boşluğu dolduruyordu. Sessizliği bölen konuşma hiçbir yere varmıyor gibiydi.