Ustaların İzinde

Sergi Turu

20 Aralık 2024 / 18.30

Pera Müzesi, Kahve Molası sergisi kapsamında Ustaların İzinde başlıklı rehberli sergi turu serisi düzenliyor. Kütahyalı seramik ustalarının eserlerini inceleyen serinin dördüncü sergi turu, geç 19. ve erken 20. yüzyılda Kütahya'da çini ve seramik üretiminin ikinci altın çağına odaklanıyor. 

Bu dönemin seramik zanaatına yön veren dört usta; Hafız Mehmed Emin Efendi, Minas Avramidis, Artin ve Garabet Minasyan Kardeşler ve David Ohannesyan eserleri üzerinden detaylı bir şekilde ele alınıyor. Katılımcılar, sergide bulunmayan çini ve seramikleri de görme fırsatı yakalıyor.

30 dakika sürecek rehberli tur ücretsiz ve Türkçedir. Kontenjanımız sınırlıdır.
Tura katılmak için resepsiyon@peramuzesi.org.tr e-posta adresinden rezervasyon yaptırabilirsiniz.

Süreli Sergi

Kahve Molası

“Sihirli Meyve” olarak Etiyopya’da keşfedilen ve 15. yüzyılda Yemen’den Osmanlı topraklarına ulaşan kahve, kısa zamanda yaygınlaşmış, itibarlı bir içecek olarak sarayda ve zengin evlerinde yerini almış, etrafında ritüeller şekillenmeye başlamış ve sosyal hayatın gelişmesinde önemli bir rol oynamıştır. 

Kahve Molası

Müzemizin cephesinde yer alan dev boyutlu fotoğrafı fark ettiniz mi?

Müzemizin cephesinde yer alan dev boyutlu fotoğrafı fark ettiniz mi?

Müzemizin cephesinde yer alan dev boyutlu fotoğrafı fark ettiniz mi? “Balkanlardan Gelen Soğuk Hava” sergisi kapsamında sergide yer alan sanatçıların eserlerini paylaşmaya devam ediyoruz. 

Kendine Ait Bir Saha

Kendine Ait Bir Saha

Pera Film Altın Madalya: Sporda Kadın programı kapsamında 5Harfliler ile bir yazı dizisi sunuyor. Kendilerini; “kadın gündeminin peşinde, bağımsız bir internet sitesi” diye tanımlayan 5Harfliler bizim için hazırladıkları ilk yazılarında Yeni Nesil Kraliçeler: Bir Zanzibar Futbol Öyküsü belgeselini ele alıyor. Serinin bu ilk yazısı Denzi Deng’in kaleminden!

Akışkan Rego

Akışkan Rego

Her ne kadar Rego, geç de olsa, çağının öncü feministlerinden biri olarak kabul edilmişse de, cinsel akışkanlığı ele alışıyla ilgili çok az şey yazılmıştır. Hatta çizim ve resimlerindeki sado-mazoşist akım, partiarka ile sömürülen kadın arasındaki klasik çatışmanın bir okuması olarak anlaşılmıştır. Türkiye ve Almanya’daki ilk müze sergileri, Rego’nun toplumsal cinsiyet ve kimlik hakkında sanıldığının çok ötesinde akışkan bir anlayışa sahip olduğunu gösteriyor.