Başkasının Eli: Şehir

21 Haziran 2019

Pera Film, Fol iş birliğiyle başladığı Başkasının Eli film gösterimi serisini Merlyn Solakhan’ın Şehir filmiyle sonlandırıyor. Başkasının Eli programı, mesafelerin azaldığı, imkanların çoğaldığı toplumlarda, insanlar arasındaki mesafenin sorgulanmasını konu edinen filmlere odaklanıyor. Yenilikçi dilleriyle konvansiyonel sinemaya meydan okuyan filmleri bir araya getiren program, hem günümüz sinemasının Türkiye’de gösterilme fırsatı bulamamış önemli örneklerini, hem de geçmişte çekilip çok az insana ulaşabilmiş filmleri yeniden seyirciyle buluşturmayı hedefliyor.

Merlyn Solakhan’ın uzun metrajlı belgeseli Şehir, İstanbul üzerine alışılmışın dışında bir anlatı sunuyor. Dikilitaşlar, surlar, balonlar, uçurtmalar, arabalar, yollar, mahalleler derken, kamerasıyla şehri karış karış ve birbirinden kopuk parçalar hâlinde arşınlayan Solakhan, bir yandan da şehrin mahiyetini, dününü ve bugününü ele alan bir soruşturmaya girişiyor. Şehri, tarihle iç içe düşünüyor. Bir belgesel olduğu kadar, bir essay film olarak da görülebilecek olan Şehir, İstanbul’u yalnızca izleyen değil ama onun üzerine düşünen, tefekkürde bulunan, ona yeni bir imge bahşetmekten, onu başka bir şekilde görmekten çekinmeyen, cüretkâr bir film.

Film, Türkiye’de ilk kez Pera Film’de gösterilecek. Gösterimin ardından Fatih Özgüven moderatörlüğünde Merlyn Solakhan ile bir söyleşi gerçekleştirilecektir.

Merlyn Solakhan hakkında
1955’te İstanbul’da doğdu. 1979 yılında Almanya’ya taşınana kadar İstanbul’da yaşadı. Berlin Film ve Televizyon Akademisi’nde eğitim gördü. Bu yıllarda Şehir (1983), Uhrwald (1984) ve Berlin Film Akademisi bitirme tezi olarak Tekerleme (1985) filmlerini çekti. Kariyerinin devamında çeşitli belgesel filmlerinin yönetmenliğini üstlendi. Çalışmalarına Almanya’da devam etmektedir.

Fatih Özgüven hakkında
1957’de İstanbul’da doğdu. Avusturya Lisesi ve İÜEF İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde okudu. İletişim Yayınları'nda editörlük yaptı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Sinema ve TV Bölümü'nde ve Boğaziçi Üniversitesi'nde sinema ve edebiyat dersleri verdi. Borges, Nabokov, Henry James, Karen Blixen, Thomas Mann, Thomas Bernhard, Paul Auster, Flannery O'Connor, Virginia Woolf, Brett Easton Ellis gibi yazarların eserlerini çeviren Özgüven'in Bir Şey Oldu (2006), Hiç Niyetim Yoktu (2007) ve Hep Yazmak İsteyenlerin Hikâyeleri (2010) adlı üç hikâye kitabı bulunmaktadır.

Bu program kapsamındaki Pera Film gösterim ve etkinlikleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır. Yasal düzenlemeler uyarınca aksi belirtilmediği sürece tüm film gösterimlerimiz 18+ uygulamasına tabidir.

21 Haziran

19.00 Şehir

Şehir

Şehir

Başkasının Eli: Şehir

Başkasının Eli, mesafelerin azaldığı, imkanların çoğaldığı toplumlarda, insanlar arasındaki mesafenin sorgulanmasını konu edinen filmlere odaklanıyor.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Gökyüzünden İyi Haberler

Gökyüzünden İyi Haberler

Kitle iletişim araçları ve sanat arasındaki ilişkiyi odağına alan Ve Şimdi İyi Haberler sergisinden ilhamla, serginin bölümlerinden yola çıkan burç yorumları hazırladık. Gök cisimlerinin hareketlerinin insanlar üzerindeki etkilerinden esinlenen popüler astroloji dilini kullanarak kurgusal gelecek tahminlerinde bulunan yorumlar, güne dair iyi haberler alma arzusuyla gazetelerde okuduğumuz astroloji köşelerinden ilham alıyor ve sergideki eserlere göndermede bulunuyor. 

Jean-Michel Basquiat Bana Bak!

Jean-Michel Basquiat Bana Bak!

New York sokaklarında hicivli graffitilerinin belirlemeye başladığı 1977’den 1988’deki zamansız ölümüne kadar Jean-Michel Basquiat neo-ekspresyonizm çizgisinde son derece etkili yapıtlar üretti. Bütün çalışmalarında olduğu gibi, şematik fırça darbeleriyle yapılmış bu kara maske de sanat, edebiyat, popüler kültür ve Karayip geleneğine birçok gönderme barındırıyor.