Özel Gösterim: “exergue - documenta 14 üzerine”

14 - 16 Kasım 2025

Bağımsız kültür inisiyatifi Görültü’nün kültür-sanat ortamında süregelen ilişkiler ağını ve yapısal sorunları ele alan Buradan Nereye? forumlarıyla ortak düzenlediği ve Pera Film ev sahipliğinde izleyiciyle buluşacak exergue - documenta 14 üzerine, izleyiciyi çağdaş sanat dünyasının mutfağına davet ediyor.  

Kurumların bağımsızlığının yok olduğu, aşırı sağın yükselişe geçtiği bir dünyada sanat ne kadar bağımsız kalabilir? Kurumlara bağlı büyük sanat olayları, sanatçılara ve yaratıcı ekibe gerçek bir özgürlük alanı sunabilir mi?  

Yönetmen Dimitris Athiridis, 14 bölüme böldüğü 14 saatlik epik ve heyecanla takip edilen bir yapıya sahip belgeseli exergue - documenta 14 üzerine’nin 10 yıla yayılan ve documenta 14’ün sanat direktörü Adam Szymczyk ve ekibinin peşine düştüğü yapım sürecinde bu sorulara yanıt arıyor. 

Dünyanın en büyük sanat etkinliklerinden olan documenta’nın düzenleme kurulu, Polonyalı küratör Adam Szymczyk’in önerisini kabul eder: Almanya’nın Kassel şehrinde yapılan documenta’nın bir ayağını o sırada ekonomik krizin pençesinde olan Yunanistan’da yapmak. Atina’dan Ders Almak başlığı altındaki documenta 14, Kassel ve Atina’da iki sac ayaklı düzenlenecek ve şehirlere eşit ağırlık verilecektir. 

Almanya’nın finans kaynaklarının o esnada ekonomik yaptırımlara tabi tutulan Yunanistan’a ve buradaki müzelere, kurumlara aktarılacak olması eleştirilir ve süreç içerisinde Szymczyk ile ekibi, sağ görüşlü politikacılar, kurum yöneticileri ve Almanya basınının da dahil olduğu birçok koldan hırpalanır. Bu baskı altında dünyanın en büyük sanat organizasyonlarından birini sol politik eksenli bir bakışla yapmaya gayret ederler.   

Selanikli fotoğrafçı ve karakter portreleri üzerinden karmaşık yapıları gösteren bir kariyere sahip yönetmen Athiridis, exergue - documenta 14 üzerine’de iki yıl boyunca ekibi takip ederken seyirciyi kapalı kapıların ardında gerçekleşen konuşmalara, pazarlıklara ve yaratım sancılarına şahit ediyor. Gözlemci sinema akımının bir örneği olan, dünya prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yaptıktan sonra IDFA, Selanik Belgesel Festivali, Viyana Film Festivali gibi önemli festivaller ve sanat kurumlarında izleyiciyle buluşan  belgesel, son dönemde İsrail’in soykırımı karşısında sessiz kalan kurumların konformizminin temelinde yatanları keşfediyor, kültür-sanatın finansmanla ilişkisindeki sorunlu yapıyı gösteriyor ve üretimin izleyici karşısına çıkana kadar geçtiği engebeli yolların detaylı bir haritasını çiziyor.   

Bu program kapsamındaki tüm gösterimlere katılım ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır. Yasal düzenlemeler uyarınca aksi belirtilmediği sürece tüm film gösterimlerimiz 18+ uygulamasına tabidir. 

14 Kasım

16.00 exergue - documenta 14 üzerine: Birinci Kısım

15 Kasım

13.00 exergue - documenta 14 üzerine: İkinci Kısım

16 Kasım

13.00 exergue - documenta 14 üzerine: Üçüncü Kısım

exergue - documenta 14 üzerine: Birinci Kısım

exergue - documenta 14 üzerine: Birinci Kısım

exergue - documenta 14 üzerine: İkinci Kısım

exergue - documenta 14 üzerine: İkinci Kısım

exergue - documenta 14 üzerine: Üçüncü Kısım

exergue - documenta 14 üzerine: Üçüncü Kısım

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Deniz Hamamları

Deniz Hamamları

Evliya Çelebi’nin ünlü eseri Seyahatname’den anlaşıldığı üzere deniz hamamlarının geçmişi 17. yüzyıla dayanır, kabul görerek yaygınlaşması ise Batılılaşmanın da etkisiyle 19. yüzyılın ortalarını bulur. 

Venedik balyosunun Topkapı Sarayı’na kabulü

Venedik balyosunun Topkapı Sarayı’na kabulü

1699’dan 1737’deki ölümüne kadar İstanbul’da yaşayan Valenciennes’li ressam Jean-Baptiste Vanmour’un eserleri arasında Avrupalı elçilerin kabul törenlerini betimleyen seriler özel bir yere sahiptir.