exergue - documenta 14 üzerine: İkinci Kısım

Yönetmen: Dimitris Athiridis 
Yunanistan, 2024, 277’, DCP, renkli 
İngilizce, Almanca, Yunanca; Türkçe ve İngilizce altyazılı 

Exergue - documenta 14 üzerinenin ikinci kısımda gösterilecek altıncı bölümünde ekibin yolu, Atina’dan Kuzey Norveç’e uzanır ve Avrupa’nın düşünülenden çok daha parçalı olduğunu akla getirecek karşılaşmalar meydana gelir. Yedinci bölüm, Yunanistan’ın sarsıntılar yaşayan çağdaş sanat müzesi EMST açılabilecek mi ve documenta 14’ün mekânlarından biri olabilecek mi sorusuna odaklanır. Sekizinci bölüm, sanat üretiminin sınırları ve güncel sanat sergilerinin yapısıyla ilgili bir düşünme egzersizi sunar. Dokuzuncu bölümde Atina’da documenta 14’ün kamusal programı sunulur ve küratörler sergi fikirlerini geliştirmeye çalışır. Onuncu bölümde ise Almanya’nın para birimi reformunun tarihi anlatılırken, mega sergilerin ve sanat üretiminin finansmanına dair sorular gündeme gelir.  

Özel Gösterim: “exergue - documenta 14 üzerine”

exergue - documenta 14 üzerine: Birinci Kısım

Özel Gösterim: “exergue - documenta 14 üzerine”

exergue - documenta 14 üzerine: İkinci Kısım

Özel Gösterim: “exergue - documenta 14 üzerine”

exergue - documenta 14 üzerine: Üçüncü Kısım

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

Heykele Geçiş

Heykele Geçiş

Manolo Valdés’in resimleri, maddesel bir mevcudiyet arayışındayken, bu arayış onun heykellerinde daha da belirgindir. Her geçen yıl, bu alanda daha üretken hale gelir. Günümüzde heykel, sanatçının zamanının ve çabalarının büyük bir bölümünü kapsıyor.