Ulusal Kısa Film Yarışması
36. İstanbul Film Festivali

11 Nisan 2017

Pera Film, 36. İstanbul Film Festivali kapsamında Ulusal Kısa Film Yarışması, iyi bir komşu, Vincent Dieutre: Yalnızlık Alıştırmaları bölümlerinin yanı sıra çeşitli film gösterimi ve etkinliklerine ev sahipliği yapıyor!

İstanbul Film Festivali’nin kısa film yapımını özendirmek, bu alanda gelişimi desteklemek ve nitelikli kısa filmleri izleyiciye buluşturmak amacıyla geçtiğimiz yıl ilk kez gerçekleşen Ulusal Kısa Film Yarışması, bu yıl da devam ediyor. İki program halinde gösterilecek 11 kısa filmin yer aldığı yarışmanın jürisi yönetmenler Gürcan Keltek, Ziya Demirel (2016 Ulusal Kısa Film Yarışması kazananı) ve Vincent Dieutre’den oluşuyor.

Program 1
11 Nisan, 11:00

Program 2
11 Nisan, 13:30

Filmleri buradan inceleyebilirsinz.

36. İstanbul Film Festivali kapsamındaki gösterimlerin biletleri 25 Mart Cumartesi günü saat 10.30’dan itibaren festivalin satış kanalları üzerinden gerçekleşecektir. Pera Müzesi’ndeki tüm gösterimler 8 TL’dir. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Bizi mi gözetliyor? <br> Vajiko Chachkhiani

Bizi mi gözetliyor?
Vajiko Chachkhiani

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Mersad Berber

Mersad Berber

Mersad Berber (1940-2012), Bosna-Hersek ve Yugoslav sanatının 20. yüzyılın ikinci yarısındaki en önemli temsilcilerinden biridir. İfade gücü ve eşsiz yeteneği sayesinde yerel sanat çevresini çağdaş Avrupa ve dünya sanatının bir parçası haline getiren Berber, Bosna-Hersek’in çağdaş kültür tarihinde son derece dinamik bir döneminde yaşamıştır.

Jean-Léon Gérôme: Değişim Çağında Kültürel Etkileşimler

Jean-Léon Gérôme: Değişim Çağında Kültürel Etkileşimler

Jean-Léon Gérôme, 19. yüzyıl ikinci yarısının en tanınmış sanatçıları arasında yer alır. Akademik resmin en ateşli savunucularından olan Gérôme, İzlenimcilik gibi modern akımlara karşı kişisel bir savaş yürütmüştür. Yaşamının son dönemlerinde, karşı çıktığı akımların yükselişiyle eski popülerliğini kaybetmeye başlasa da 20. yüzyılda da pek çok başka akademik ressam gibi unutulup gitmemiştir.