Kamerayla İzdivaç

Yönetmen: Doğa Kılcıoğlu
2010, 52', renkli, Türkçe

Hemen her gün Türkiye televizyonlarında ‘evlendirme programları’ yayınlanıyor. Yaşamını kendisi gibi eş arayan biriyle birleştirmek için binlerce kadın ve erkek, televizyon kanallarının önünde uzun kuyruklar oluşturuyor. Esra Erol’la İzdivaç bu programlardan biriydi. Şovun sunucusu Esra Erol sahnede çok rahat görünüyor, oysa sahne arkasında programın iyi geçmesi için dua ediyor. Programın yönetmeni, canlı yayında tempo yavaşladığında Esra Erol’un kulağına tüyolar fısıldıyor. Onun da asıl rüyası belgesel yapmak aslında. İşaret verildiğinde izleyiciler ayağa kalkıp alkış tutuyorlar. Stüdyodaki izleyicilerin arasında sık sık gördüğümüz Sakine Hanım, programdan programa gezerek geçimini sağlıyor. Bir boksör boks eldivenleriyle geliyor programa, 75 yaşında bir amca kaldığı huzur evinde hayatının sonbaharını birlikte geçirebileceği kadını arıyor. Lafı dolandırmayan ve yalnızca gerçeği gösteren bu film, Esra Erol’un bir fenomene dönüşmüş programının kamera önü ve arkasından çok etkileyici kesitler sunuyor.

İçeri Adım, Dışarı Adım

Onun Filmi

İçeri Adım, Dışarı Adım

Gizli

İçeri Adım, Dışarı Adım

Kamerayla İzdivaç

Kamerayla İzdivaç

Dünyanın En Yalnız Katı Meyve Sıkacağı

Dünyanın En Yalnız Katı Meyve Sıkacağı

Tüketimci kültürü eleştiren bu eserden yola çıkarak Harun Çırak’tan bu şeylerin neler söylediklerini, nasıl söylendiklerini hayal etmesini istedik. Dört bölümlük “Söylenen Şeyler” yazı serisinin ilk bölümde hevesle satın alındıktan sonra bir köşeye fırlatılan meyve sıkacağına kulak kabartıyoruz…

Kurum Kurum Galatasaray | Besim F. Dellaloğlu

Kurum Kurum Galatasaray | Besim F. Dellaloğlu

İstanbul tek bir şehir midir? Paris’in üniversitelerinin numaralandırılması gibi bir gün İstanbul da birkaç parçaya bölünüp numaralandırılır mı? Bunlar çok zor sorular! 

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

Tigran Mansurian ile bir söyleşi - Nairi Galstanian

 Dünya çapında yankı bulan film üzerine Andrey Tarkovski, Parajanov’u “bir dahi” olarak nitelendirirken Michelangelo Antonioni ise “çarpıcı, mükemmel bir güzellik” olarak tanımladığı filme ilişkin, “Bana kalırsa Parajanov, dünyanın en iyi yönetmenlerinden biri” değerlendirmesinde bulundu. Filmin müziklerini besteleyen ve bu vesileyle yeni, müzikal bir dil icat eden Ermeni besteci Tigran Mansurian ise, Sayat-Nova’yı “evrensel bir öneme sahip, olağanüstü bir olay” olarak tanımladı.