Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu, 1980’li yıllarda Suna Kıraç’ın arzusu üzerine toplanmaya başlanmış ve yıllar içinde genişleyip zenginleşerek günümüze ulaşmıştır. Bugün bünyesinde çeşitli dönem ve türlerden 1000 civarında parçayı barındıran koleksiyon, Osmanlı kültürünün nispeten gölgede kalmış yaratıcılık alanını önemli örnekleriyle katetmekte ve özellikle 18. yüzyıldan 20. yüzyıla kadar uzanan bir zaman dilimi içinde Kütahya çini ve seramik sanatı gelişim çizgisinin, ayrıntılı bir biçimde izlenmesine olanak vermektedir. Sergilemede bir araya getirilen eserler, hem koleksiyonun yapısı, hem de Kütahya çiniciliği konusunda genel bir fikir vermek amacıyla hazırlanmış sınırlı bir seçkinin parçalarıdır ve ileride hazırlanacak başka sergilerde, bir yandan koleksiyonun daha geniş biçimde tanıtılması sağlanırken, bir yandan da geleneksel kültür mirasımızın önemli bir parçası olan Kütahya çini ve seramik sanatının çeşitli yönlerine yeni ışıklar tutulmasına çaba gösterilecektir.

Oryantalist Resim Koleksiyonu

Oryantalist Resim Koleksiyonu

Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu

Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu

Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu

Kütahya Çini ve Seramikleri Koleksiyonu

Yüz Yüze

Yüz Yüze

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu. 

Türk Edebiyatının “Esrarlı” Adası

Türk Edebiyatının “Esrarlı” Adası

Matine’nin bu ay bir konuğu değil konusu var. Yazar, çevirmen, mimar, fotoğrafçı, şair veya Enis Batur’un eksiksiz tanımlamasıyla bir “hezarfen çelebi”. 2007’de yitirdiğimiz Samih Rifat’ı, yeniden yayımlanan kitabı Ada ile Matine’ye konuk ederken, onun bilmecelerini çözmeye çalışıyoruz.