Atölye, camın ateşle geçirdiği dönüşüm üzerinden katılımcıların malzemeyle derin bir bağ kurmasını sağlıyor. Süreç boyunca katılımcılar yavaşlamayı, odaklanmayı ve kendi iç ritimleriyle üretim yapmayı deneyimliyor. Sanatla ilişki kurmak isteyen yetişkinler, meditatif bir üretim alanı arayanlar ve müze deneyimini derinleştirmek isteyenler için cam, yalnızca bir malzeme değil, dönüşümün, sabrın ve estetik farkındalığın bir aracı hâline geliyor. Bu sürecin sonunda katılımcılar ürettikleri özgün bir cam nesneyle atölyeden ayrılıyor.
Atölye Yürütücüsü: Seçil Koçer
Kontenjan: 12 kişi
Süre: 2 saat
Atölye Başına Katılım Bedeli: 600 TL
Seçil Koçer Hakkında
Seçil Koçer, 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı Bölümü’nden mezun oldu. Tasarım kariyerine sahne, stüdyo, aydınlatma ve konsept projeleri üreterek başladı. 2012 yılında Cam Ocağı’nda cam sanatıyla tanışması, üretim yolculuğunda yeni bir yön açtı. Aldığı eğitimler ve yaptığı çalışmaların ardından cam boncuk ve cam obje üretimine yoğunlaştı. 2016 yılında kızının doğumuyla birlikte çocuklarla sanat temelli çalışmalar üretmeye yöneldi ve bu süreçte İstanbul Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden mezun oldu. 2021 yılında Mom’Art Atölye’yi kurdu. Hâlen kendi atölyesinde cam üretimlerini sürdürmekte; çocuklar ve yetişkinler için atölyeler, eğitimler ve sanat buluşmaları düzenlemektedir. Çalışmalarında camın dönüştürücü doğasını, yaratıcılık ve gelişimle bir araya getirmektedir.
Renk, ışık ve arzunun bir araya geldiği tablolarıyla David Hockney, yalnızca Pop Art’ın değil, görsel kültürün de en çarpıcı figürlerinden biri. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ikinci durağında, Hockney’nin sanatı üzerinden müze eleştirisi, kimlik temsili ve kuir deneyimlerin sanat tarihindeki görünürlüğü üzerine düşünüyoruz. Sanatçının eserleri, hem kişisel hem politik bir özgürleşmenin izlerini sürerken, koleksiyonun sınırlarını yeniden tanımlıyor.
Lucian Freud, insan bedenine yalnızca bir yüzey olarak değil, ruhun ağırlığını taşıyan bir alan olarak bakan bir ressamdı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinde bu kez, Freud’un figüratif resim anlayışını ve bedenin psikolojisini resme nasıl taşıdığını inceliyoruz. Sanatçı, insan figürüne yaklaşımıyla 20. yüzyıl İngiliz sanatında kalıcı bir iz bıraktı; bedenin estetik temsilini değil, varoluşun kırılgan derinliğini görünür kıldı.
Sonia Boyce, sanatı yalnızca kişisel bir ifade biçimi olarak değil, bir topluluğun hafızasını yeniden inşa etme yolu olarak görüyor. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisine paralel hazırladığımız bu yazı, 1980’lerin “British Black Arts Movement”ının (Britanya Siyah Sanat Hareketi) öncü isimlerinden Boyce’un pratiğine odaklanıyor.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)