Suzan Avcı ve Murathan Mungan

Festival Sohbetleri

13 Nisan 2016 / 16:30

Pera Film, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından düzenlenen 35. İstanbul Film Festivali kapsamında sinema dünyasından ünlü isimlerin katılımıyla gerçekleştirilecek bir dizi etkinlik sunuyor. Suzan Avcı ve Murathan Mungan'ı bir araya getiren “Festival Sohbetleri” etkinliği 13 Nisan Çarşamba günü 16:30’da gerçekleşiyor.

Yeşilçam’ın en parlak döneminin gişe rekorları kıran melodramlarında yardımcı rolleriyle izleyicinin sevgisini kazanan Suzan Avcı şair, yazar ve oyun yazarı Murathan Mungan'la festival sohbetinde bir araya geliyor. Bu yıl festivalin Sinema Onur Ödülü’nü alacak olan Suzan Avcı dönemin sinema anlayışıyla birlikte Yeşilçam kariyerini, filmlerini ve isimlerini anlatacaklar.

Etkinlik ücretsizdir, rezervasyon alınmamaktadır.

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

Renk, ışık ve arzunun bir araya geldiği tablolarıyla David Hockney, yalnızca Pop Art’ın değil, görsel kültürün de en çarpıcı figürlerinden biri. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ikinci durağında, Hockney’nin sanatı üzerinden müze eleştirisi, kimlik temsili ve kuir deneyimlerin sanat tarihindeki görünürlüğü üzerine düşünüyoruz. Sanatçının eserleri, hem kişisel hem politik bir özgürleşmenin izlerini sürerken, koleksiyonun sınırlarını yeniden tanımlıyor.

Formları Şekillendirmek Göçebe Gövde / Biçimlenen İdeolojiler

Formları Şekillendirmek Göçebe Gövde / Biçimlenen İdeolojiler

Formları Şekillendirmek yoğun ve belirgin bir biçimde forma odaklanan; ayrıca ideoloji ve göçebelik gibi kavramları imleyen, bunu gerçekleştirirken yerleşik formları çözümleyerek farklı ve yeni bağlamlar yaratan yapıtları bir araya getiriyor.

Jean-Léon Gérôme: Değişim Çağında Kültürel Etkileşimler

Jean-Léon Gérôme: Değişim Çağında Kültürel Etkileşimler

Jean-Léon Gérôme, 19. yüzyıl ikinci yarısının en tanınmış sanatçıları arasında yer alır. Akademik resmin en ateşli savunucularından olan Gérôme, İzlenimcilik gibi modern akımlara karşı kişisel bir savaş yürütmüştür. Yaşamının son dönemlerinde, karşı çıktığı akımların yükselişiyle eski popülerliğini kaybetmeye başlasa da 20. yüzyılda da pek çok başka akademik ressam gibi unutulup gitmemiştir.