Yönetmen Barış Kaya ve Soner Caner ile Söyleşi

Söyleşi

13 Mayıs 2017 / 15:30

Pera Film “Büyüme Sancıları” programı kapsamında “Rauf” filminin yönetmenleriyle bir söyleşi gerçekleştiriyor. Yönetmenler Barış Kaya ve Soner Caner filmin 13 Mayıs Cumartesi, 14:00’daki gösteriminin ardından izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

Yönetmenler Hakkında:

Barış Kaya, Eskişehir Anadolu Üniversitesi İBF Sinema & Televizyon Bölümü’nden 1998’de mezun oldu. Çeşitli yapım şirketlerinde çalıştıktan ve Kristal Elma Ödülü’ne layık görülenler dahil onlarca televizyon reklamı yönetti. Nefes (Yön: Levent Semerci) filminin ikinci yönetmenliğini, Ayhan Hanım (Yön: Levent Semerci) filminin yapımcılığını üstlendi ve Ocak 2013’te Peri İstanbul’un kurucu ortağı oldu.

Soner Caner, Plastik Teknolojiler eğitiminin ardından sinema ve reklam sektöründe dekor tasarım ve uygulama, sanat yönetmenliği ve plastik makyaj üzerine çalıştı. Ulak (Yön: Çağan Irmak) filminin makyajlarını, Nefes (Yön: Levent Semerci), Ayhan Hanım (Yön: Levent Semerci) ve Çanakkale Çocukları (Yön: Sinan Çetin) filmlerinin sanat yönetmenliğini üstlendi; Nefes ile Adana Film Festivali’nde En İyi Sanat Yönetmeni ödülünü kazandı.

Nefes ve Ayhan Hanım filmlerinde birlikte çalıştıktan sonra, 2016’da yönetmen koltuğuna oturdukları Rauf, Barış Kaya ve Soner Caner’in yönettiği ilk uzun metrajlı film.

Pera Müzesi Oditoryumu’nda gerçekleştirilecek etkinlik ücretsizdir. Yerler sınırlıdır, rezervasyon alınmamaktadır. Etkinlik dili Türkçe’dir.

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri:  Ev Sahibi <br>  Hakan Bıçakcı

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri: Ev Sahibi
Hakan Bıçakcı

Pera Müzesi Blog, Fantazya ve Bilimkurgu Sanatları Derneği (FABİSAD) işbirliğiyle, “Gece Yarısı Korku Hikâyeleri” isimli yeni ve tüyler ürpertici bir hikâye dizisi sunuyor.

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu. 

Yüz Yüze

Yüz Yüze

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.