38. İstanbul Film Festivali
Cinemania

5 - 16 Nisan 2019

Pera Film, 38. İstanbul Film Festivali kapsamında Belgesel Kuşağı, Ulusal Kısa Film Yarışması, Cinemania, Ulusal Belgesel Yarışması bölümlerinin yanı sıra çeşitli film gösterimlerine ev sahipliği yapıyor.

Bu bölüm sinema aşkından, “sinefil olmaktan”, “sinema tutkusundan” yola çıkıyor; sinema dünyasının en iyileri, yıldızları, yol gösterenleri, köşe taşları, anıtları burada buluşuyor… Bu seçkide başyapıtlar; kayıp, kült veya yeniden gündeme gelmiş klasiklerin restore edilmiş sinema kopyaları; sinema hakkında çekilmiş, sinemacıları veya film sanatını gündeme taşıyan sürprizler yer alıyor.

38. İstanbul Film Festivali kapsamındaki gösterimlerin biletleri 23 Mart Cumartesi günü saat 10.30’dan itibaren festivalin satış kanalları üzerinden gerçekleşecektir. Detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

5 Nisan

19.00 Orson Welles’in Gözleri

6 Nisan

13.30 Elveda

16.00 Şafak Bekçileri

Orson Welles’in Gözleri

Orson Welles’in Gözleri

Elveda

Elveda

Şafak Bekçileri

Şafak Bekçileri

38. İstanbul Film Festivali
Cinemania

Bu bölüm sinema aşkından, “sinefil olmaktan”, “sinema tutkusundan” yola çıkıyor; sinema dünyasının en iyileri, yıldızları, yol gösterenleri, köşe taşları, anıtları burada buluşuyor…

Korku ve Kıyametin Baş Döndürücü Bir İfadesi  <br> Tsang Kin-Wah

Korku ve Kıyametin Baş Döndürücü Bir İfadesi
Tsang Kin-Wah

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun!

Cumhuriyet Bayramı Kutlu Olsun!

Sanatçı Benoît Hamet, bu yıl 10. yaşını kutlayan Pera Müzesi’nin koleksiyonlarından öne çıkan eserleri yeniden yorumluyor. Hamet, hem gerçek hem kurgusal “tarihi” olaylara mizahi bir bakış sunuyor.

 

Akışkan Rego

Akışkan Rego

Her ne kadar Rego, geç de olsa, çağının öncü feministlerinden biri olarak kabul edilmişse de, cinsel akışkanlığı ele alışıyla ilgili çok az şey yazılmıştır. Hatta çizim ve resimlerindeki sado-mazoşist akım, partiarka ile sömürülen kadın arasındaki klasik çatışmanın bir okuması olarak anlaşılmıştır. Türkiye ve Almanya’daki ilk müze sergileri, Rego’nun toplumsal cinsiyet ve kimlik hakkında sanıldığının çok ötesinde akışkan bir anlayışa sahip olduğunu gösteriyor.