Şafak Bekçileri

Yönetmen: Halit Refiğ
Oyuncular: Göksel Arsoy, Leyla Sayar, Nilüfer Aydan, Ahmet Tarık Tekçe, Ekrem Bora
Türkiye, 1963, 120’, siyah-beyaz
Türkçe; İngilizce altyazılı

1960’lar, Yeşilçam sinemasının kendi karakterini oluşturduğu ve bu karakterin ana hatlarının belirginleştiği, kemikleştiği yıllar... Yeşilçam’ın o tarihlerdeki en büyük prodüksiyonu, Göksel Arsoy’un büyük aşkı uçakları sinemaya taşıyan, her aşamasında etkili olduğu, yapımcılığını ve başrolünü üstlendiği, hatta çekimler sırasında ses duvarını aştığı Şafak Bekçileri’dir. Bu filmde, aşk kadar havacılık tutkusu ve jet pilotlarının yaşamı da ön plandadır. Göksel Arsoy ile Ekrem Bora’nın oyunculuklarıyla parladığı, Yeşilçam’da yapılmış bu ilk havacılık filmi izleyici tarafından öyle sevilir ki hasılatı dört yıl aşılamaz. Bu film, bu yıl festivalin Sinema Onur Ödülü’nü alacak Göksel Arsoy için gösteriliyor.

38. İstanbul Film Festivali<br>Cinemania

Orson Welles’in Gözleri

38. İstanbul Film Festivali<br>Cinemania

Elveda

38. İstanbul Film Festivali<br>Cinemania

Şafak Bekçileri

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu. 

Marcel Duchamp’ın Bisiklet Tekerleği

Marcel Duchamp’ın Bisiklet Tekerleği

1998 yılında Ben Jakober ve Yannick Vu, Marcel Duchamp’ın Roue de Bicyclette adlı eserinin bir yeniden-yapımını gerçekleştirdiler. Duchamp’ın ilk “ready-made” eseri olarak kabul edilen Roue de Bicyclette, bisiklet tekerleği ve mutfak taburesinin, amacı olmayan bir makineye dönüştürülmesi. 

Sarah Lucas: Gündelik Nesneler ve Bedenin Yeniden Kurgusu

Sarah Lucas: Gündelik Nesneler ve Bedenin Yeniden Kurgusu

Sarah Lucas, gündelik nesneler ve esprili bir dil kullanarak kadın bedenine dair yerleşik temsilleri altüst eden radikal bir sanatçı. Bu blog yazısında Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, Lucas’ın gündelik nesnelerle kurduğu ilişkiyi ve kadın bedeninin temsillerine dair geliştirdiği eleştirel dili inceliyoruz.