Başkasının Eli: İyi Olanlar

15 Mart 2019

Başkasının Eli, mesafelerin azaldığı, imkanların çoğaldığı toplumlarda, insanlar arasındaki mesafenin sorgulanmasını konu edinen filmlere odaklanıyor.

Yenilikçi dilleriyle konvansiyonel sinemaya meydan okuyan filmleri bir araya getiren Başkasının Eli, hem günümüz sinemasının Türkiye’de gösterilme fırsatı bulamamış önemli örneklerini, hem de geçmişte çekilip çok az insana ulaşabilmiş filmleri yeniden seyirciyle buluşturmayı hedefliyor. Program boyunca her gösterimden sonra bir söyleşi de gerçekleştirilecek. Başkasının Eli, Pera Film ve Fol iş birliğiyle gerçekleşen bir film gösterimi serisi.

Bu program kapsamındaki Pera Film gösterim ve etkinlikleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Fol nedir? 

Fol, film ve videonun sunduğu alternatif deneyimleme şekline önem veren ve bu deneyimi paylaşmaya odaklanan İstanbul menşeli bir sinema topluluğudur. 2015 yılında Burak Çevik tarafından kurulmuş ve İstanbul’un muhtelif yerlerinde gösterimlerine devam etmektedir.


     iş birliğiyle

15 Mart

19.00 İyi Olanlar

İyi Olanlar

İyi Olanlar

Başkasının Eli: İyi Olanlar

Başkasının Eli, mesafelerin azaldığı, imkanların çoğaldığı toplumlarda, insanlar arasındaki mesafenin sorgulanmasını konu edinen filmlere odaklanıyor.

Mark Požlep

Mark Požlep

Balkanlardan Gelen Soğuk Hava sergisi kapsamında sergide yer alan sanatçıların eserlerini paylaşmaya devam ediyoruz. Bu kez 1981, Slovenya doğumlu Mark Požlep’in sergideki “Cennetten de Garip” adlı eserini ele alıyoruz. 

Akıl Çağı’ndan “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne

Akıl Çağı’ndan “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne

1 Mayıs 1906 tarihinde Paris Grand Palais’de açılan Salon sergisinde bir Osmanlı ressamının da eseri yer almıştı. Bu, Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” ismiyle tanınmış olan resmiydi. 

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

David Hockney: Arzu, Mekân ve Görünürlük

Renk, ışık ve arzunun bir araya geldiği tablolarıyla David Hockney, yalnızca Pop Art’ın değil, görsel kültürün de en çarpıcı figürlerinden biri. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ikinci durağında, Hockney’nin sanatı üzerinden müze eleştirisi, kimlik temsili ve kuir deneyimlerin sanat tarihindeki görünürlüğü üzerine düşünüyoruz. Sanatçının eserleri, hem kişisel hem politik bir özgürleşmenin izlerini sürerken, koleksiyonun sınırlarını yeniden tanımlıyor.