İyi Olanlar

  • 15 Mart 2019 / 19.00

Yönetmen: Cyril Schäublin
Oyuncular: Sarah Stauffer, Nikolai Bosshardt, Fidel Morf, Belgouidoum Chihanez
İsviçre, 2017, 71', color
Almanca; Türkçe altyazılı

Genç bir çağrı merkezi çalışanı olan Alice, internet aboneliği ve sigorta poliçesi satmadaki becerisini kullanarak yaşlı insanları aramakta, torunlarıymış ve acilen paraya ihtiyacı varmış gibi davranarak onları dolandırmaktadır. Alice bu yöntemle kısa sürede zengin olurken, film Zürih’te tümü gizemli bir şekilde Alice’in işiyle bağlantılı olan kişilere ve yerlere odaklanır.

İyi Olanlar, Alice’in Zürih’te yol açtığı kargaşayı uzaktan gözlemliyor. Cyril Schäublin bu ilk uzun metraj filminde, aynı zamanda zekice gözlemler ve absürt diyaloglar yardımıyla, kimsenin akıllı telefonunu elinden düşürmediği, yabancıların birbirlerinden internetlerini paylaşmalarını istediği ve sosyal medya sayesinde dolandırıcılığın çocuk oyuncağı halini aldığı günümüz İsviçre toplumunu da ironik bir biçimde betimliyor.

Gösterimin ardından roman, öykü ve senaryo yazarı Feride Çiçekoğlu ile bir söyleşi gerçekleştirilecek. Bu film gösterimi ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Başkasının Eli: İyi Olanlar

İyi Olanlar

İyi Olanlar

Giacometti’nin Son Yapıtları

Giacometti’nin Son Yapıtları

Ölümünden önceki yıl, 1965 yılında, Alberto Giacometti New York, Museum of Modern Art’ta, Londra, Tate Gallery’de ve Danimarka, Louisiana Museum of Art’ta büyük başarı kazanan üç kapsamlı retrospektif sergi için çağrılır. 

Organize Bir Kaos: Marcel Dzama ile Atölyesinde

Organize Bir Kaos: Marcel Dzama ile Atölyesinde

Marcel Dzama’nın Pera Müzesi’ndeki kişisel sergisi Ay Işığıyla Dans vesilesiyle Brooklyn’de bulunan atölyesinde buluşuyoruz. Bu çok soğuk Ocak gününde bizi sıcacık bir gülümsemeyle karşılıyor ve birkaç saatliğine onun gerçeküstü karakterler, müzik, dans, siyaset ve oyunla dolu dünyasına dahil oluyoruz.

Kartpostal Çıplakları

Kartpostal Çıplakları

Çıplaklığın seyirlik halleri, Osmanlı’nın dünyasına resimlerden önce kartpostallarda ulaşır. 1890’lardan itibaren ve özellikle 1910’larda, II. Meşrutiyet’in ilanından sonraki yıllara rastlayan dönemde elden ele, kentten kente dolaştığı anlaşılmaktadır.