Çikolata Bebekler

26 Haziran - 26 Temmuz 2020

Pera Film, Onur Haftası’nı Çikolata Bebekler filminin online gösterimiyle kutluyor!

Stephen Winter’ın yönetmenliğini yaptığı, kendine fantezi, trajedi ve komedi arasında bir yer bulan, ödüllü Çikolata Bebekler, 1997 yılındaki dünya prömiyerinden bu yana izleyicileri güldürmeyi ve düşündürmeyi başarıyor.

AIDS öykülerinin çoğu eşcinsel beyaz erkekler tarafından çekilmiş ve eşcinsel beyaz erkekleri anlatan ciddi dramlar. Yalnızca beyaz olmayan erkekleri konu almakla kalmayıp onlara kurban damgası vurmayı da reddeden bir siyasi hiciv olan Çikolata Bebekler bu kategoriye yeni bir soluk getiriyor. Film, anlattığı kaotik hikâyeye ve göz alıcı drag queen’lerine uygun bir şekilde capcanlı ve çoğu kez coşku dolu bir tarza sahip. Çikolata Bebekler, 26 Temmuz'a kadar Pera Müzesi'nin web sitesi üzerinden ulaşılabilir.

Çikolata Bebekler

Çikolata Bebekler

Müzemizin cephesinde yer alan dev boyutlu fotoğrafı fark ettiniz mi?

Müzemizin cephesinde yer alan dev boyutlu fotoğrafı fark ettiniz mi?

Müzemizin cephesinde yer alan dev boyutlu fotoğrafı fark ettiniz mi? “Balkanlardan Gelen Soğuk Hava” sergisi kapsamında sergide yer alan sanatçıların eserlerini paylaşmaya devam ediyoruz. 

Esir Sultan

Esir Sultan

Yunanlıların Türk boyunduruğunu kırmak için yürüttükleri savaş Avrupa tarafından yakından takip ediliyordu. Romantizmin hakim olduğu bu çağda, Yunanistan’ın çevresinde 1821 ile 1832 arasında gelişen olaylar ulusal bağımsızlık mücadelesinin bir sembolü haline gelmişti. 

Lucian Freud: Bedenin Psikolojisi ve Figüratif Resmin Sınırları

Lucian Freud: Bedenin Psikolojisi ve Figüratif Resmin Sınırları

Lucian Freud, insan bedenine yalnızca bir yüzey olarak değil, ruhun ağırlığını taşıyan bir alan olarak bakan bir ressamdı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinde bu kez, Freud’un figüratif resim anlayışını ve bedenin psikolojisini resme nasıl taşıdığını inceliyoruz. Sanatçı, insan figürüne yaklaşımıyla 20. yüzyıl İngiliz sanatında kalıcı bir iz bıraktı; bedenin estetik temsilini değil, varoluşun kırılgan derinliğini görünür kıldı.