Nahid Persson Sarvestani: Belgeseller
Filmmor Kadın Filmleri Festivali

15 - 22 Mart 2015

İran’da doğan Nahid Persson Sarvestani 1979 İran devrimi esnasındaki ve sonrasındaki siyasi faaliyetleri nedeniyle İsveç’e iltica etmek zorunda kaldı. 2000’den itibaren İsveç’te belgesel çeken yönetmen, Krakow Film Festivali Altın Ejderha Ödülü, Monte Carlo TV Festivali En İyi Uluslararası Haber Belgeseli Ödülü, İsveç Devlet Televizyonu’nun Kristal Ödülü ve Örtünün Ardındaki Fahişelik filmiyle Uluslararası Emmy adaylığı dâhil birçok ödül kazandı. Kraliçe ve Ben ve 2005’te Emmy ödülüne aday gösterilen Örtünün Ardındaki Fahişelik gibi filmlerinde 30 yıl önce terk etmek zorunda kaldığı İran’ı, İran hapishanelerinde işkence ve terörü yaşamış kadınların zorlu deneyimlerini anlattı. Kaçmak zorunda kaldığı İran’da, kadınlara dair filmler çekmeyi sürdürdü. İran rejiminin baskısı altında yaşayan kadınların konumunu sert şekilde eleştirdiği filmler yaptı ki bundan dolayı 2006’da İran’da tutuklandı. Çalınmış Devrimim ile İran’da tutuklu olmaya ve işkenceye dair anlatılmamış bir hikâyeyi gözler önüne serdi.

logo

15 Mart

13.00 Kraliçe ve Ben

17 Mart

19.00 Çalınmış Devrimim

18 Mart

17.00 Örtünün Ardındaki Fahişelik

20 Mart

13.00 Kraliçe ve Ben

21.00 Örtünün Ardındaki Fahişelik

22 Mart

13.00 Çalınmış Devrimim

Çalınmış Devrimim

Çalınmış Devrimim

Kraliçe ve Ben

Kraliçe ve Ben

Örtünün Ardındaki Fahişelik

Örtünün Ardındaki Fahişelik

Hafıza ve Şimdi, Kumaşlarda! <br>  Gözde İlkin

Hafıza ve Şimdi, Kumaşlarda!
Gözde İlkin

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri:  Cadıların Güneşi <br> Mehmet Berk Yaltırık

Gece Yarısı Korku Hikâyeleri: Cadıların Güneşi
Mehmet Berk Yaltırık

Eylül güneşi altında, ziyadesiyle kızgın sac misali ateş saçan kayalıklardan geçiyorum. Uzaktan uzağa fark edilen çizgiler ve çatlamış kayalar haricine tek bir ağaç, tek bir ot yok.

"Mimarlık ile Dans"

"Mimarlık ile Dans"

Sanırım Frank Zappa (bazıları bunu Laurie Anderson’ın söylediğini iddia ediyor) bir söyleşisinde “müzik üzerine yazmak mimarlık ile dans etmeye benzer” demiş.