Balık Tut

  • 28 Haziran 2025 / 15.00
  • 4 Temmuz 2025 / 19.00

Yönetmen: Rose Troche
Oyuncular: V.S. Brodie, Guinevere Turner, T. Wendy McMillan, Migdalia Melendez
ABD, 1994, 83', DCP, siyah beyaz
İngilizce; Türkçe altyazılı

1990’ların Chicago’sunda geçen Balık Tut, New Queer Cinema hareketinin zirvede olduğu dönemde, oldukça kısıtlı bir bütçeyle çekilmiş, 16mm gerilla tarzı bir film olarak öne çıkar.

Rose Troche’nin yönettiği ve başrol oyuncusu Guinevere Turner ile birlikte kaleme aldığı film, aşkı arayış hikâyesini konu alır. Max, bir süredir ilişkiler konusunda tıkanıklık yaşayan bir üniversite öğrencisidir. Ev arkadaşı Kia ile ilişkiler ve cinsellik üzerine düşünürken Ely ile tanışır. Aralarında bir yakınlık başlar ancak Ely’nin uzun mesafe ilişkisi bu durumu karmaşıklaştırır.

AIDS krizinin gölgesinde geçen Balık Tut, dışlanan gençlerin sesine kulak verir; aşkı ve dayanışmayı, toplumsal dışlanmaya karşı bir cevap olarak sunar.

Olduğum Gibi

Balık Tut

Olduğum Gibi

Benim Güzel Idaho’m

Geleceği Hatırlamak

Geleceği Hatırlamak

Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor. 

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Konstantinopolis’te Mucizevi Şifalar

Göz kamaştırıcı güzellikleriyle Konstantinopolis’in ihtişamını yaratan kutsal mekânlar, aynı zamanda değerli röliklerin saklandığı yerlerdi ve bu nedenle şifa kaynaklarıydı. 

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George, sanatla hayat arasındaki sınırı tamamen silmeyi amaçlayan radikal bir ikili. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamında hazırlanan  bu yazıda, ikilinin “yaşayan heykel” anlayışını, grid tekniğini ve gündelik hayatı sanatın merkezine taşıyan benzersiz pratiklerini inceliyoruz.