Kibritçi Kız

  • 20 Mayıs 2026 / 19.00
  • 5 Haziran 2026 / 19.00

Yönetmen: Alejo Moguillansky
Oyuncular: María Villar, Walter Jakob, Margarita Fernández, Helmut Lachenmann
Arjantin, 2017, 70’, DCP, renkli
İspanyolca; Türkçe altyazılı

Alejo Moguillansky’nin oyunbaz filmi Kibritçi Kız, gündelik hayatın karmaşasıyla sanat üretiminin belirsizliği arasında gezinen bir film. Bir yanda Hans Christian Andersen’in ünlü Kibritçi Kız masalından ve Bresson sinemasından izler taşıyan bir opera sahneleme süreci, diğer yandaysa grevdeki Teatro Colón orkestrası… Ekonomik krizler ve direniş hikayeleri…

Tüm bunların ortasında mücadele eden Marie ve Walter, müziğin sağladığı düzensiz ve yetersiz gelirle küçük kızlarını büyütmeye çalışan bir çifttir. Bu koşullarda hayatlarını sürdürmeye çalışırken, Lachenmann operasının sahnelenmesine dair fikirler geliştirirler. Böylece film, bu direniş övgüsünü, hayatın kıyısında köşesinde kalmış karakterlerden oluşan bir topluluğa adar.

Gündelik, Tuhaf

Trenque Lauquen: Bölüm 1

Gündelik, Tuhaf

Trenque Lauquen: Bölüm 2

Gündelik, Tuhaf

Kibritçi Kız

Gündelik, Tuhaf

Clementina

Charlotte Wells’ten Bir Not

Charlotte Wells’ten Bir Not

Hafıza güvenilmesi güç bir şeydir: ayrıntılar belirsizleşir ve öngörülemez bir hâl alır. Hatırlamak için gayret ettikçe daha az şey görürsünüz. Kendisini durmadan çürüten bir hafızanın anısı... Son zamanlarda kendimi, duyguların daha dirençli olduğu noktasında ikna etmeye çalışırken buluyorum; ne var ki bu, epey zor bir iş.

Geleceği Hatırlamak

Geleceği Hatırlamak

Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor. 

Turquerie

Turquerie

14. yüzyılda Balkanlar’a giren, 15. yüzyılda Konstantinopolis’i fetheden, 16. yüzyılda Viyana kapılarına dayanan Osmanlı İmparatorluğu, uzun süre Avrupa’nın korkulu rüyası olmuştur. Ancak 17. yüzyıl sonlarına gelindiğinde imparatorluğun genişlemesi durmuştu.