Kurban

  • 24 Aralık 2016 / 17.00
  • 27 Aralık 2016 / 19.00

Yönetmen: Andrey Tarkovski
Oyuncular: Erland Josephson, Susan Fleetwood, Allan Edwall
İsveç, Fransa, İngiltere, 1986, 150’, renkli
İsveççe, Fransızca, İngilizce

Tarkovski’nin bu etkileyici filmi, nükleer bir yıkımın öncesindeki saatlerde geçiyor. Emekli oyuncu Alexander (Erland Josephson bu rolüyle ödül kazanmıştı) ailesi ve arkadaşlarıyla doğumgününü kutlarken cızırtılı bir televizyon anonsu, yaklaşan nükleer felaketi haber verir. Alexander Tanrı’ya, eğer bu felaket önlenebilirse sevdiği her şeyi kurban etme sözü verir. Ertesi sabah gün doğduğunda bir düşteymişçesine her şey normale döner. Ancak Alexander’ın yeminini tutması gereklidir. Film, aralarında 1986 Cannes Film Festivali Büyük Ödülü'nün de bulunduğu pek çok ödül kazandı, aynı yıl 54 yaşındaki Tarkovski Paris’te kanserden öldü.

Andrey Tarkovski <br/>Mühürlenmiş Zaman

İvan’ın Çocukluğu

Andrey Tarkovski <br/>Mühürlenmiş Zaman

Andrey Rublev

Andrey Tarkovski <br/>Mühürlenmiş Zaman

Solaris

Andrey Tarkovski <br/>Mühürlenmiş Zaman

Ayna

Andrey Tarkovski <br/>Mühürlenmiş Zaman

İz Sürücü

Andrey Tarkovski <br/>Mühürlenmiş Zaman

Nostalji

Andrey Tarkovski <br/>Mühürlenmiş Zaman

Zamanda Yolculuk

Andrey Tarkovski <br/>Mühürlenmiş Zaman

Kurban

Andrey Tarkovski <br/>Mühürlenmiş Zaman

Andrey Arseneviç’in Yaşamında Bir Gün

Kurban

Tarkovsky: Zamanın İzleri

Tarkovsky: Zamanın İzleri

"Tarkovsky’nin ilk filmlerini keşfetmem, tam bir mucizeydi. Kendimi daha önceden hiç anahtarlarına ulaşamadığım bir kapının önünde buldum. Her zaman açıp ötesine geçmek istediğim bir kapı… Sonunda biri, nasıl söyleyeceğimi bilemediğim şeyleri ifade etmişti. Benim için Tarkovsky en büyük film yapımcısıdır.” 

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

18 ve 19. Yüzyıl Resimlerinde Camiler

18 ve 19. Yüzyıl Resimlerinde Camiler

Batılı ressamların eserlerinde camiler İstanbul kentinin kimliğini yansıtan başlıca mimari unsurlar olarak karşımıza çıkar. Bazen resimde gösterilen kentin İstanbul olduğunu sadece camilere bakarak anlayabiliriz. Detaylar gerçekle uyuşmasa da, deniz ve ufukta bazen abartılı ölçülerle verilen camiler mekanın tartışmasız biçimde İstanbul olduğunu söyler bize.