Santo ve Blue Demon, Canavarlara Karşı

  • 7 Şubat 2014 / 20.00
  • 9 Şubat 2014 / 16.00

Yönetmen: Gilberto Martínez Solares
Oyuncular
: Santo, Blue Demon, Jorge Rado
Meksika
; 85’, 1969, renkli
İspanyolca; Türkçe altyazıyla

Dr. Bruno Halder öldüğünde, Santo ve Blue Demon, onun bir suç dehası olduğundan kuşkulanıyor. Blue Demon, Dr. Halder’in asistanı Waldo’nun cesedini şatoya taşıdığını ve onu yeniden canlandırdığını görünce bu kuşkuları doğrulanıyor. Hayata dönen doktor Blue Demon’u fark edince onu klonluyor ve bu klonu, bir grup çirkin canavarla birlikte Santo’yu öldürmeye yolluyor – canavarların arasında bir Vampir, bir Mumya, bir Tepegöz, bir Kurt Adam ve Frankenstein var. Santo’nun şatoyu bulması ve Blue Demon’u kurtarması, ardından birlikte canavarları yok edip şeytani doktorla karşılaşmaları gerekiyor.

El Santo Süperstar, Meksika!

İsimsiz Ölüm Tehdidi

El Santo Süperstar, Meksika!

Santo Kurt Kadınlara Karşı

El Santo Süperstar, Meksika!

Santo ve Blue Demon, Canavarlara Karşı

El Santo Süperstar, Meksika!

Santo Balmumu Müzesi’nde

El Santo Süperstar, Meksika!

Santo Atlantis’te Blue Demon’a Karşı

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

“Sönüp gitmektense yanıp kül olmak daha iyidir”

1962’de fluxus hareketinin önde gelen üyelerinden Philip Corner, Piano Activities (Piyano Etkinlikleri) başlıklı bir performans sırasında yaptıklarıyla ciddi müzik çevrelerinde büyük olay yaratmıştı.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.