Saraybosna’da Bir Gün

  • 18 Eylül 2015 / 20.00
  • 3 Ekim 2015 / 17.00

Yönetmen: Jasmila Žbanić
Bosna-Hersek, Avusturya,
2015, 60’, renkli
Boşnakça; Türkçe altyazıyla

Saraybosna’da yüzyıl önce gerçekleşen suikastın nedenleri ve sonuçları Avrupa’da yankı bulmaya devam ediyor. Gavrilo Princip’in 28 Haziran 1914’te Avusturya Macaristan İmparatorluğu tahtının varisi Franz Ferdinand’a düzenlediği suikast I. Dünya Savaşı’na neden oldu ve 20. yüzyılın başlangıcını imledi. Saraybosna yüzüncü yılında bu suikastı hatırlarken, insanların yüzyıl önce şehirde olanlara dair farklı yorumları ve duyguları vardı. Film, Saraybosna’daki bu yıldönümüne dair çeşitli bakış açılarını, Saraybosna’da yaşayan vatandaşların (küçük kameralar ve cep telefonlarıyla) yaptıkları çekimleri Avusturya, Bosna-Hersek ve Birleşik Krallık’tan yönetmenlerin suikast üzerine çektiği uzun metrajlı filmlerle bir araya getiriyor, tezat oluşturarak anlatıyor. 

Şimdi Saraybosna! <br/>Bosna-Hersek Sineması

Halime’nin Yolu

Şimdi Saraybosna! <br/>Bosna-Hersek Sineması

Saraybosna’da Bir Gün

Şimdi Saraybosna! <br/>Bosna-Hersek Sineması

Flotel Europa

Şimdi Saraybosna! <br/>Bosna-Hersek Sineması

Belvedere

Şimdi Saraybosna! <br/>Bosna-Hersek Sineması

Özdüşünme

Semboller

Semboller

Ali Akay ve Alenka Gregorič küratörlüğünde gerçekleşen Balkanlardan Gelen Soğuk Hava sergimizde, Arnavutluk, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Karadağ, Kosova, Makedonya, Romanya, Sırbistan ve Slovenya’dan çağdaş sanatçıları ağırlıyoruz.

Zamanının Tanığı: Fausto Zonaro

Zamanının Tanığı: Fausto Zonaro

Osmanlı İmparatorluğu’nun son iki yüzyılı boyunca Türkiye topraklarını ziyaret etmiş, eserlerinde Türk konularını işlemiş sanatçılar arasında bazıları çok özel bir yere sahiptir. 

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George: Yaşayan Heykeller ve “Grid”ler

Gilbert ve George, sanatla hayat arasındaki sınırı tamamen silmeyi amaçlayan radikal bir ikili. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamında hazırlanan  bu yazıda, ikilinin “yaşayan heykel” anlayışını, grid tekniğini ve gündelik hayatı sanatın merkezine taşıyan benzersiz pratiklerini inceliyoruz.