Yönetmen: Nedim Alikadić
Bosna-Hersek, 2015, 10’, renkli, siyah-beyaz
Boşnakça; Türkçe altyazıyla
Yönetmen filmde hayatının önemli anlarında yaptığı amatör çekimler ve fotoğrafları kullanıyor. Film, yönetmenin çocukluğunu, mesleğine duyduğu aşkı, kamerayla ilk tanışmasını ve onu evini terk etmeye iten savaş süresindeki deneyimlerini anlatıyor. Savaş bir oğlanı askere dönüştürür ve sonucunda hem ölü hem de canlı olarak kurbanlar, aynı zamanda gözyaşı ve öfkenin yanı sıra, kahkaha doğuran anılar bırakır. Savaş aynı zamanda yönetmenin hayata bakışını belirler ve hayallerini neredeyse öldürür.
Tüketimci kültürü eleştiren bu eserden yola çıkarak Harun Çırak’tan bu şeylerin neler söylediklerini, nasıl söylendiklerini hayal etmesini istedik. Dört bölümlük “Söylenen Şeyler” yazı serisinin ilk bölümde hevesle satın alındıktan sonra bir köşeye fırlatılan meyve sıkacağına kulak kabartıyoruz…
Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)