Sesini Duyuramayanlar İçin

  • 21 Ekim 2016 / 21.00
  • 23 Ekim 2016 / 17.00

Yönetmen: Jasmila Žbanić
Oyuncular: Kym Vercoe, Boris Isaković, Simon Mcburney, Branko Cvejić, Leon Lučev
Bosna-Hersek, 2013, 75’, renkli
Boşnakça ve İngilizce Türkçe altyazıyla 

Jasmila Žbanić’in üçüncü filmi, filmin de başrol oyuncusu olan Avustralyalı aktrist Kym Vercoe’nin otobiyografik oyununun bir uyarlamasıdır. Avustralyalı turist Kym bir video günlük tutarak keyifli bir seyahat yapar ve bir gün yolu Bosna Hersek-Sırbistan sınırındaki pastoral görünümlü Visegrad kasabasına düşer. Geceyi geçirdiği “romantik” Vilina Vlas Oteli’nde bir türlü uyku tutmayınca, savaş sırasında orada neler yaşandığını öğrenir. Artık Kym asla sıradan bir turist olmayacak, öğrendikleri tüm hayatını değiştirecektir. Bosna ve Sırbistan’da savaş biteli yıllar olsa da, bugün bölgeye turist olarak gidildiğinde bile, yaşanan vahşetin izleri görülür.

Gerçekliğin Şiirselliği<br/>Jasmila Žbanić

Esma’nın Sırrı

Gerçekliğin Şiirselliği<br/>Jasmila Žbanić

Sesini Duyuramayanlar İçin

Gerçekliğin Şiirselliği<br/>Jasmila Žbanić

Saraybosna’da Bir Gün

Gerçekliğin Şiirselliği<br/>Jasmila Žbanić

Yolda

Gerçekliğin Şiirselliği<br/>Jasmila Žbanić

Aşk Adası

Sesini Duyuramayanlar İçin

Gece Yarısı Hikâyeleri: Kırmızı Buton <br> Funda Özlem Şeran

Gece Yarısı Hikâyeleri: Kırmızı Buton
Funda Özlem Şeran

Çölde gece sakindi. Fareler bile ortalıkta yoktu. Karanlığın içinde birkaç LED yanıp sönüyor, dönüp duran bir fanın sesi sonsuz boşluğu dolduruyordu. Sessizliği bölen konuşma hiçbir yere varmıyor gibiydi.

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

Haliç

Haliç

Batılı ressamların İstanbul’u konu alan resimleri söz konusu olduğunda Haliç çok özel bir yere ve öneme sahiptir. Topkapı Sarayı ve anıtsal yapıların yer aldığı Tarihi Yarımada’yla, batılıların konakladığı, yabancı elçiliklerin yer aldığı Galata’yı birbirinden ayıran bu su kütlesi, geçişimli bir sınır gibidir adeta.