Veşartî/Gizli

  • 22 Haziran 2016 / 19.00
  • 25 Haziran 2016 / 13.00

Yönetmen: Ali Kemal Çınar
Oyuncular: Ali Kemal Çınar, Sakine Tunç, Sibel Can, Remzi Yardımcı, İhsan Şakar
Türkiye, 2015, 70’, siyah-beyaz
Kürtçe; Türkçe altyazıyla

Ali Kemal ve Berfin kendi sakin hayatlarına devam ederek evlenmeyi bekleyen bir çift. Bir gece Ali Kemal’in bakkalına gelen bir kadının anlattıklarının ardından, kendilerini büyülü bir cinsiyet kaymasını beklerken buluyorlar. Bu değişimi kabul edip edemeyeceklerini anlamaya çalışırken Türkiye’de ve Kürt toplumundaki geleneklerde, aile düzeninde, ülke politikasında kadının yeri ve ondan beklenenler tüm somutluklarıyla çevrelerinde. Karakterleri konuşurken duyduğumuz ama göremediğimiz Gizli, Mem û Zîn’in ‘cross dressing’ açılışına, Mem’in kadın kıyafetleri içinde, erkek kıyafetleri giymiş Zîn’i gördüğü ana selam veriyor sürekli.

24. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası

Veşartî/Gizli

24. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası

Çürük

24. İstanbul LGBTİ+ Onur Haftası

#direnayol

Veşartî/Gizli

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Sergey Parajanov Anlatıyor

Sergey Parajanov Anlatıyor

“Olabilecek en kötü hapishane koşullarıyla karşılaştığımda, bir seçim yapmak zorunda olduğumu anladım: ya dibe vuracaktım ya da bir sanatçı olacaktım.”