Gündelik kullanım nesnelerinden olan mobilyalar yaşamımızı ve duygularımızı nasıl etkiliyor? Farklı tasarım disiplinlerinde olduğu gibi mobilya tasarımında da etkilerini sürdüren Bauhaus fikirlerinin gündelik yaşantımızdaki etki alanının farkında mıyız? Atölye, katılımcıları farklı dönemlerde Bauhaus’ta tasarlanmış ikonik sandalyelere ve tasarım ilkelerine dair bilgi edindikten sonra işlev/biçim ilişkisini sorgulayan bir bakış açısıyla sandalyeler üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor. Katılımcılar sandalyelere dair deneyimlerinden yola çıkarak, yapay zekanın da yardımıyla geleneksel formlar ile oynuyor ve bugüne ait birer sandalye tasarlıyor.
Not: Atölye için herhangi bir program bilgisine ve araca ihtiyaç bulunmamaktadır.
Atölye Yürütücüsü: İpek Kay
Kontenjan: 12 kişi
Süre: 90 dakika
Atölye Başına Katılım Bedeli: 300 TL
Etkinlik Pera Müzesi’nde (yüz yüze) gerçekleşecektir.
Detaylı bilgi: ogrenme@peramuzesi.org.tr
İpek Kay Hakkında
İç mimar, tasarımcı ve illüstratör İpek Kay, 2021’de İTÜ Mimari Tasarımda Bilişim Programı’nda çocukların mekânsal deneyimlerini destekleyecek yönde sayısal araçların kullanımına yönelik kuramsal ve uygulanabilir bir çerçeve geliştirdiği doktora tezini tamamladı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde ve MEF Üniversitesi’nde iç mimarlık bölümlerinde stüdyo, iç mekân yüzeyleri, mobilya tasarımı derslerinde yürütücülük yaptı. Kurucularından olduğu MonnoM’da çocukların duyusal deneyimlerini destekleyen dijital araçlarla destekli ortamlar tasarlıyor, atölyeler düzenliyor. Çocukların mekânsal haklarına odaklanan inisiyatiflerle oyun alanı tasarım çalışmalarına devam ediyor, çocuk kitapları resimliyor. CultureCIVIC Sanatsal Üretim Fonu kapsamında desteklenen, Hatiye Garip ile birlikte geliştirdikleri Az Şifalı Bitkiler projesini yürütüyor.
Lucian Freud, insan bedenine yalnızca bir yüzey olarak değil, ruhun ağırlığını taşıyan bir alan olarak bakan bir ressamdı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinde bu kez, Freud’un figüratif resim anlayışını ve bedenin psikolojisini resme nasıl taşıdığını inceliyoruz. Sanatçı, insan figürüne yaklaşımıyla 20. yüzyıl İngiliz sanatında kalıcı bir iz bıraktı; bedenin estetik temsilini değil, varoluşun kırılgan derinliğini görünür kıldı.
Sonia Boyce, sanatı yalnızca kişisel bir ifade biçimi olarak değil, bir topluluğun hafızasını yeniden inşa etme yolu olarak görüyor. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisine paralel hazırladığımız bu yazı, 1980’lerin “British Black Arts Movement”ının (Britanya Siyah Sanat Hareketi) öncü isimlerinden Boyce’un pratiğine odaklanıyor.
Gilbert ve George, sanatla hayat arasındaki sınırı tamamen silmeyi amaçlayan radikal bir ikili. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamında hazırlanan bu yazıda, ikilinin “yaşayan heykel” anlayışını, grid tekniğini ve gündelik hayatı sanatın merkezine taşıyan benzersiz pratiklerini inceliyoruz.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)