Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!

20 Aralık 2025

Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinden ilhamla hazırlanan etkinlikte, katılımcılar müzeden “kötü portreleri” ile ayrılıyor!

Estetik algılara ve sanat üretimine mizahi bir yaklaşım sunan ve gün boyunca belirlenen seanslarla gerçekleşen etkinlikte katılımcılar, sergide yer alanJake ve Dinos Chapman’ın Haz ve Kazanç için Resim Yapmak (2006) başlıklı eserinden ilhamla “kötü portrelerini” sipariş ediyor; böylece hem bir sanat nesnesiyle ilişki kurmanın farklı biçimlerini gözlemliyor hem de yaratım anına tanıklık ediyor. 

Süreç; izleyici, sanatçı ve eser arasındaki alışverişe dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Katılımcılar bu kısa ve eğlenceli deneyimin sonunda müzeden, bir hatıraya dönüşen portreleriyle ayrılıyor. 

Etkinlik Pera Café’de gerçekleşecektir.
Biletler www.biletix.com sitesi üzerinden temin edilebilir.
Pera Müzesi Dostluk Programı üyelerine %20 indirimli.
Detaylı bilgi: ogrenme@peramuzesi.org.tr

20 Aralık

11.00 “Kötü Portre” Deneyimi

12.00 “Kötü Portre” Deneyimi

14.00 “Kötü Portre” Deneyimi

15.00 “Kötü Portre” Deneyimi

16.00 “Kötü Portre” Deneyimi

17.00 “Kötü Portre” Deneyimi

Moskova Kavramsalcılığı

Moskova Kavramsalcılığı

Düşünme biçimimiz kökten bir değişime uğramış durumda, ama insanların çoğu bunun pek farkında değil gibi.

Kurumsallaşmış düşünme biçimi son 24 yüzyıldır yaptığı gibi doğrusal Neo-Platonik yapısını sürdürüyor. 

Covent Garden’da Osmanlı Elçisi ve Fransız Buldog

Covent Garden’da Osmanlı Elçisi ve Fransız Buldog

Sanatçı Benoît Hamet, bu yıl 10. yaşını kutlayan Pera Müzesi’nin koleksiyonlarından öne çıkan eserleri yeniden yorumluyor. Hamet, hem gerçek hem kurgusal “tarihi” olaylara mizahi bir bakış sunuyor. Sanatçının, Osmanlı’nın İngiltere’ye gönderdiği ilk elçi Yusuf Agah Efendi yorumlarını, her ay Pera Müzesi Blog’undan takip edebilirsiniz.

 

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh <br> Aşkın Güngör

Gece Yarısı Hikâyeleri: Ruh
Aşkın Güngör

En çok çocukları öldürmekten haz duyuyorum. Etleri kesilip göğüs kafesleri kırılırken hep aynı şekilde bağırıyorlar: “ANNE!BABA! ANNEEEE! BABAAAA!”