Kötü Portre: O Kadar Kötü ki, Çok İyi!

20 Aralık 2025

Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinden ilhamla hazırlanan etkinlikte, katılımcılar müzeden “kötü portreleri” ile ayrılıyor!

Estetik algılara ve sanat üretimine mizahi bir yaklaşım sunan ve gün boyunca belirlenen seanslarla gerçekleşen etkinlikte katılımcılar, sergide yer alanJake ve Dinos Chapman’ın Haz ve Kazanç için Resim Yapmak (2006) başlıklı eserinden ilhamla “kötü portrelerini” sipariş ediyor; böylece hem bir sanat nesnesiyle ilişki kurmanın farklı biçimlerini gözlemliyor hem de yaratım anına tanıklık ediyor. 

Süreç; izleyici, sanatçı ve eser arasındaki alışverişe dair yeni bir bakış açısı sunuyor. Katılımcılar bu kısa ve eğlenceli deneyimin sonunda müzeden, bir hatıraya dönüşen portreleriyle ayrılıyor. 

Etkinlik Pera Café’de gerçekleşecektir.
Biletler www.biletix.com sitesi üzerinden temin edilebilir.
Pera Müzesi Dostluk Programı üyelerine %20 indirimli.
Detaylı bilgi: ogrenme@peramuzesi.org.tr

20 Aralık

11.00 “Kötü Portre” Deneyimi

12.00 “Kötü Portre” Deneyimi

14.00 “Kötü Portre” Deneyimi

15.00 “Kötü Portre” Deneyimi

16.00 “Kötü Portre” Deneyimi

17.00 “Kötü Portre” Deneyimi

Hafıza ve Şimdi, Kumaşlarda! <br>  Gözde İlkin

Hafıza ve Şimdi, Kumaşlarda!
Gözde İlkin

Pera Müzesi, İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) işbirliğiyle, 16 Eylül – 12 Kasım 2017 tarihleri arasında 15. İstanbul Bienali’ne ev sahipliği yapıyor. Müzede 17 sanatçının eserleri yer alıyor. Bienal boyunca bu sanatçıları ve eserlerini blogumuzda ele alıyoruz!

Tarkovsky: Zamanın İzleri

Tarkovsky: Zamanın İzleri

"Tarkovsky’nin ilk filmlerini keşfetmem, tam bir mucizeydi. Kendimi daha önceden hiç anahtarlarına ulaşamadığım bir kapının önünde buldum. Her zaman açıp ötesine geçmek istediğim bir kapı… Sonunda biri, nasıl söyleyeceğimi bilemediğim şeyleri ifade etmişti. Benim için Tarkovsky en büyük film yapımcısıdır.” 

"Mimarlık ile Dans"

"Mimarlık ile Dans"

Sanırım Frank Zappa (bazıları bunu Laurie Anderson’ın söylediğini iddia ediyor) bir söyleşisinde “müzik üzerine yazmak mimarlık ile dans etmeye benzer” demiş.