Beyaz Gecelerin Alacakaranlığında

16 - 28 Haziran 2017

Yaz gündönümü hızla yaklaşır, günün aydınlık dakikalarının sayısı gitgide artarken, Pera Film sizi gündüzlerin upuzun olduğu beyaz yaz gecelerine davet ediyor. Yaz mevsiminde geçen Nordik filmlerden oluşan Beyaz Gecelerin Alacakaranlığında seçkisi, adını günümüz Nordik pop müziğinin en sevilen yıldızlarından Oh Land’in şarkı sözlerinden alıyor. Bu filmlerde güneş neredeyse hiç batmıyor. Aydınlık yaz geceleri bazen dinmeyen eğlenceleri, bazen de uykusuzluk ve buhranı beraberinde getiriyor. Upuzun yaz günleri, bazen kenetlenen aile bireylerinin, bazen aşkla tanışan yeniyetmelerin, bazense kendini doğaya bırakan bireylerin yaşamlarında bembeyaz sayfalar açmasına önayak oluyor.

Gelin, güneşin ve Nordik sinemanın tadını birlikte çıkaralım!

logo iş birliğiyle

16 Haziran

19.00 Doğada Tek Başına

21.00 Uykusuz

17 Haziran

14.00 Uykusuz

16.00 Bir Yaz Masalı

18.30 Belalı Düğün

18 Haziran

15.00 Bir Yaz Masalı

17.00 Doğada Tek Başına

21 Haziran

19.00 Belalı Düğün

24 Haziran

14.00 Gençlik Başımda Duman

28 Haziran

19.00 Gençlik Başımda Duman

Gençlik Başımda Duman

Gençlik Başımda Duman

Doğada Tek Başına

Doğada Tek Başına

Belalı Düğün

Belalı Düğün

Bir Yaz Masalı

Bir Yaz Masalı

Uykusuz

Uykusuz

Akıl Çağı’ndan “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne

Akıl Çağı’ndan “Kaplumbağa Terbiyecisi”ne

1 Mayıs 1906 tarihinde Paris Grand Palais’de açılan Salon sergisinde bir Osmanlı ressamının da eseri yer almıştı. Bu, Osman Hamdi Bey’in “Kaplumbağa Terbiyecisi” ismiyle tanınmış olan resmiydi. 

Mark Požlep

Mark Požlep

Balkanlardan Gelen Soğuk Hava sergisi kapsamında sergide yer alan sanatçıların eserlerini paylaşmaya devam ediyoruz. Bu kez 1981, Slovenya doğumlu Mark Požlep’in sergideki “Cennetten de Garip” adlı eserini ele alıyoruz. 

Kadınlar tenisinin çehresini değiştiren kız kardeşler

Kadınlar tenisinin çehresini değiştiren kız kardeşler

Pera Film Altın Madalya: Sporda Kadın programı kapsamında 5Harfliler ile bir yazı dizisi sunuyor. Kendilerini; “kadın gündeminin peşinde, bağımsız bir internet sitesi” diye tanımlayan 5Harfliler bizim için hazırladıkları ikinci yazılarında Venus ve Serena belgeselini ele alıyor. Serinin bu ikinci yazısı Bawer Çakır’ın kaleminden!