Uykusuz

  • 16 Haziran 2017 / 21.00
  • 17 Haziran 2017 / 14.00

Yönetmen: Erik Skjoldbjærg
Oyuncular: Stellan Skarsgård, Maria Mathiesen, Sverre Anker Ousdal, Gisken Armand
Norveç, 1997, 96’, renkli
Norveççe ve İsveççe; Türkçe altyazılı

İsveçli polis dedektifi Jonas Engström, kendini aydınlık bir gökyüzünün altında, karanlık bir hikâyenin ortasında buluyor. Bir cinayeti soruşturması için gittiği Norveç kasabasında hiç batmayan güneş, ter içinde bırakan buhranlı gecelere ve uykusuzluğa neden oluyor. Dedektifin psikolojik ve fiziksel olarak zayıf düşmesi, üstüne üstlük bir de korkunç bir hata yapması, peşinde olduğu katilin oldukça işine yarıyor. Ünlü oyuncu Stellan Skarsgård’ın başrolünde yer aldığı polisiye-gerilim Uykusuz, 2002 yılında Christopher Nolan’ın yönettiği bir uyarlama olarak Hollywood’a taşınmıştı.

Beyaz Gecelerin Alacakaranlığında

Gençlik Başımda Duman

Beyaz Gecelerin Alacakaranlığında

Doğada Tek Başına

Beyaz Gecelerin Alacakaranlığında

Belalı Düğün

Beyaz Gecelerin Alacakaranlığında

Bir Yaz Masalı

Beyaz Gecelerin Alacakaranlığında

Uykusuz

Uykusuz

İstanbul: Öncesi & Sonrası

İstanbul: Öncesi & Sonrası

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Fotoğraf Koleksiyonu’ndan seçtiğimiz, 1850’lerden 1980’lere tarihlenen İstanbul fotoğraflarındaki manzara ve mekanları, bu yerlerin günümüzdeki görünümleriyle birlikte sunuyoruz!

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı’da Kahve İkramı

Osmanlı saray ve konak haremlerinde kahve ikramı törenle yapılırdı. Önce gümüş tatlı takımı ile tatlı (reçel) sunulur, ardından kahve ikramı başlardı. Kahve güğümü, tombak, gümüş veya pirinçten yapılmış, ortasında kor ateş bulunan ve kenarlarına takılı üç zincirden tutularak taşınan sitile oturtulurdu. Sitil örtüsü ise, yuvarlak, atlas veya kadifeden, sırma, sim, pul, hatta inci ve elmas işlemeli olurdu.

ÇOK İŞ VAR YAPACAK <br>…lâkin zaman!

ÇOK İŞ VAR YAPACAK
…lâkin zaman!

Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma  hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.