Gelin

29 Eylül 2018

Pera Film, Ömer Lütfi Akad’ın Türkiye'de göç sorununu ele aldığı Gelin, Düğün ve Diyet filmlerinden oluşan üçlemesinin ilk filmi olan Gelin’in yenilenmiş kopyasını izleyiciyle buluşturuyor.

Ömer Lütfi Akad, göçle başlayan bir değişimin ve bu değişim içindeki var olma mücadelesinin önemli örneklerinden biri olan Gelin’de, daha iyi bir yaşam için büyük hayallerle İstanbul’a gelen Yozgatlı aileyi tüm bireyleriyle ve kendi gerçeklikleriyle perdeye yansıtıyor.

Hacı İlyas efendi, eşi, iki oğlu ve gelinleriyle Yozgat'tan İstanbul'a göç eder ve ailenin yerleştiği mahallede küçük bir bakkaliye dükkanı işletmeye başlar. Ama İlyas ile onun büyük oğlu Hıdır ticarete atılınca para hırsına kapılırlar, asıl amaçları daha büyük bir dükkan açmak olmuştur. Bu arada Hacı İlyas'ın küçük oğlu Veli'nin oğlu Osman hastalanır. Osman'ın önceleri ciddiye alınmayan hastalığının ciddi olduğu, ameliyat için de çok para gerektiği ortaya çıkar. Öte yandan büyük dükkan için de paraya gereksinim vardır. İlyas’ın hasta torununu masraflı olduğu için hastaneye götürmemekte direnmesine gelininin yakarışları bile etki etmeyince çatışmalar kaçınılmaz hale gelir.

Yönetmen: Ömer Lütfi Akad
Yapımcı: Hürrem Erman
Oyuncular: Hülya Koçyiğit, Kerem Yılmazer, Kahraman Kıral, Ali Şen, Kamran Usluer, Aliye Rona, Nazan Adalı, Seden Kızıltunç
Türkiye, 1973, 93', renkli, Türkçe
 

29 Eylül Cumartesi: Film Gösterimi ve Söyleşi

14:00     Gösterim: Gelin
16:00     Söyleşi: Rıza Kıraç ve Fuat Erman ile Yeşilçam’da Yapımcılık
 
Ömer Lütfi Akad’ın Türkiye Sineması’nın ilk üçlemelerinden biri olan Gelin, Düğün ve Diyet filmlerini çektiği dönemden başlayacak olan Yeşilçam’da Yapımcılık söyleşisi, Hürrem Erman ve o dönem Yeşilçam'ın kimliğini belirlemiş yapımcılardan örneklerle, Yeşilçam'da yapımcının işlevi ve sinema sektörüne etkilerinden söz ederken aynı zamanda 1990'lı yıllarda yapımcılık sistemindeki değişime de odaklanacak.
 
Film gösterimi ve söyleşi ücretsizdir, herkese açıktır. Söyleşi Türkçe gerçekleşecektir.

 

  logo
iş birliğiyle

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.

Viyana'dan Dönüş

Viyana'dan Dönüş

Józef Brandt, 17. yüzyıl Polonya’sına büyük ilgi duymuştur. En sevdiği temalar arasında savaş sahnelerinin yanı sıra muharebenin öncesi ve sonrasını ele alan gündelik yaşam sahneleri bulunmaktadır. 

Jean-Michel Basquiat Bana Bak!

Jean-Michel Basquiat Bana Bak!

New York sokaklarında hicivli graffitilerinin belirlemeye başladığı 1977’den 1988’deki zamansız ölümüne kadar Jean-Michel Basquiat neo-ekspresyonizm çizgisinde son derece etkili yapıtlar üretti. Bütün çalışmalarında olduğu gibi, şematik fırça darbeleriyle yapılmış bu kara maske de sanat, edebiyat, popüler kültür ve Karayip geleneğine birçok gönderme barındırıyor.