Bandonun Ziyareti

  • 7 Kasım 2018 / 19.00
  • 18 Kasım 2018 / 17.00

Yönetmen:  Eran Kolirin
Oyuncular: Ronit Elkabetz, Sasson Gabai, Saleh Bakri, Khalifa Natour
İsrail, Fransa, 2007, 83', renkli
İbranice, Arapça, İngilizce; Türkçe altyazılı

Çok da uzak olmayan bir geçmişte Mısırlı bir polis bandosu İsrail’e gelir. Bando bir açılış töreninde konser verecektir, ancak üyeleri bürokrasi ya da kötü talih nedeniyle veya sebebi her ne ise havaalanında mahsur kalır. Oradan çıkmayı başarsalar da bu kez kendilerini çölün ortasında bir yerlerde ıssız, hemen hemen unutulmuş küçük bir İsrail kasabasında bulurlar. Kayıp bando kayıp kasabadadır. Bunu pek kimse hatırlamaz. Zaten o kadar da önemli bir şey değildir.

Bu filmin gösterimleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Ak Büyü

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Geç Evlilik

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Or (Hazinem)

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Eş Edinmek

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Bandonun Ziyareti

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

7 Gün

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Yafa

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Tufan

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Viviane Amsalem’in Boşanma Davası

Bandonun Ziyareti

Mangala Oyunu

Mangala Oyunu

Doğu’ya özgü giysileri içindeki bu üç figür, egzotik bir manzara önünde nargile içip mangala oynarken görülüyor. 1739 tarihli kraliyet koleksiyonları envanterleri, bu grubun üyelerini sarayın haremağası Matthias ve iki odalık olarak tanımlıyor.

Sarah Lucas: Gündelik Nesneler ve Bedenin Yeniden Kurgusu

Sarah Lucas: Gündelik Nesneler ve Bedenin Yeniden Kurgusu

Sarah Lucas, gündelik nesneler ve esprili bir dil kullanarak kadın bedenine dair yerleşik temsilleri altüst eden radikal bir sanatçı. Bu blog yazısında Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, Lucas’ın gündelik nesnelerle kurduğu ilişkiyi ve kadın bedeninin temsillerine dair geliştirdiği eleştirel dili inceliyoruz.

Yüz Yüze

Yüz Yüze

Bir koleksiyonun en az dört kuşak boyunca aktarılması gerektiğine inanan ve bunu bir bayrak yarışına benzeten Nahit Kabakcı’nın 1980’lerden itibaren oluşturmaya başladığı Huma Kabakcı Koleksiyonu Türkiye’de, bilinçli ve sürekliliği olan az sayıdaki koleksiyondan biri.