Ak Büyü

  • 14 Kasım 2018 / 19.00
  • 23 Kasım 2018 / 20.00

Yönetmen: Shmuel Hasfari
Oyuncular: Gila Almagor, Ronit Elkabetz, Eti Adar, Hanna Azoulay Hasfari
İsrail, 1994, 98', renkli
İbranice; Türkçe altyazılı 

Ak Büyü, İsrail’de yaşayan Fas topluluğunun renkli ve tutku dolu kültürüne odaklanıyor. Film, tamamen Batılılaşmış genç bir Sabra kızı olan 13 yaşındaki Rachel’in aile üyelerinin düzenli olarak yaptıkları ak büyüyü (Sh'Chur) anlamaya ve onunla uzlaşmaya çalışmasını anlatıyor. Ruhlar ve şeytanlarla dolu bu gizemli dünya Rachel’in ablası Pnina’nın bedeninde vücut bulur ve ablasının doğaüstü güçleri Rachel’in içini korkuyla doldurur…

 
Bu filmin gösterimleri ücretsizdir. Rezervasyon alınmamaktadır.

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Ak Büyü

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Geç Evlilik

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Or (Hazinem)

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Eş Edinmek

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Bandonun Ziyareti

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

7 Gün

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Yafa

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Tufan

Sınırların Ötesi: Ronit Elkabetz

Viviane Amsalem’in Boşanma Davası

Sarah Lucas: Gündelik Nesneler ve Bedenin Yeniden Kurgusu

Sarah Lucas: Gündelik Nesneler ve Bedenin Yeniden Kurgusu

Sarah Lucas, gündelik nesneler ve esprili bir dil kullanarak kadın bedenine dair yerleşik temsilleri altüst eden radikal bir sanatçı. Bu blog yazısında Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, Lucas’ın gündelik nesnelerle kurduğu ilişkiyi ve kadın bedeninin temsillerine dair geliştirdiği eleştirel dili inceliyoruz.

Padişahın Emriyle

Padişahın Emriyle

Resimde Żmurko bir harem odasının egzotik imgesini, parlayan kumaşlar, saçılmış mücevherlerle birlikte sunuyor, burayı “padişahın emriyle” öldürülmüş bir odalığın heykeli andıran güzel bedeni için bir dekor olarak kullanıyor. 

Bruce Nauman Bana Bak!

Bruce Nauman Bana Bak!

Bruce Nauman’ın bu videoları doğrudan doğruya izleyiciyi muhatap alıyor. Ekranda beliren oyuncuların farklı şekillerde söyledikleri cümleler cevaplanması imkânsız varoluşsal sorulara dönüştükçe dinleyici kendini sorguda hissetmeye başlar.