Yönetmenler: Guillaume Cailleau, Ben Russell
Fransa, Almanya, 2024, 216', DCP, renkli
Fransızca, Fas Arapçası, İngilizce; Türkçe, İngilizce altyazılı
“Hep kazanamayacağınız gibi hep kaybedemezsiniz de. Her seferinde kaybetmemek için de çalışmaya devam etmek lazım.”
Ben Russell ve Guillaume Cailleau, Doğrudan Eylem’de izleyicilerini, 2018’de Emmanuel Macron’a bir havalimanı inşaatı iptal ettiren ekolojik hareket Alan Savunması’nı (zone à défendre - ZAD) birlikte gözlemlemeye davet ediyor.
2022-2023 arasında 100 gün boyunca ekolojik komünde hem çekim yapan hem de komünün işlerinde çalışan iki yönetmen, politik mücadelenin ritimlerine dair güçlü bir sözü olan bir belgesel sunuyor: Eylemlerde bir araya gelen 30 bin kişinin yerini gündelik işleri sürdüren 100 kişi alabilir; yüzlerce kişi için ekmek yapmak, tarladan saatlerce ot ayıklamak gibi işlerin gerektirdiği sabır ve rutin de mücadeleye dahildir. Yönetmenler, kameralarını odunların kesilmesinden polis sorgusuna hazırlığa, basın toplantısından bir testerenin dişlilerinin temizlenmesine uzanan işlere çeviriyor.
41 uzun plandan oluşan ve komünün işlemesi için gereken sabrı izleyicisinden de talep eden bu belgesel, festivallerde adından sıklıkla bahsettirdi. Super 16 formatında çekilen ve doğrudan sinema dili ile konu aldığı politik tavır arasında form ile içeriği bağlayan bir köprü kuran Doğrudan Eylem, kapitalizme ve ekolojik yıkıma karşı nasıl direnilebileceğine dair bir öneriyi, izleyicilere gözlem alanı açarak gündeme getiriyor.
Pera Film Altın Madalya: Sporda Kadın programı kapsamında 5Harfliler ile bir yazı dizisi sunuyor. Kendilerini; “kadın gündeminin peşinde, bağımsız bir internet sitesi” diye tanımlayan 5Harfliler bizim için hazırladıkları ikinci yazılarında Venus ve Serena belgeselini ele alıyor. Serinin bu ikinci yazısı Bawer Çakır’ın kaleminden!
Renk, ışık ve arzunun bir araya geldiği tablolarıyla David Hockney, yalnızca Pop Art’ın değil, görsel kültürün de en çarpıcı figürlerinden biri. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisi kapsamındaki yazı dizisinin ikinci durağında, Hockney’nin sanatı üzerinden müze eleştirisi, kimlik temsili ve kuir deneyimlerin sanat tarihindeki görünürlüğü üzerine düşünüyoruz. Sanatçının eserleri, hem kişisel hem politik bir özgürleşmenin izlerini sürerken, koleksiyonun sınırlarını yeniden tanımlıyor.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)