Dongmakgol’a Hoş Geldiniz

  • 10 Ekim 2015 / 19.00
  • 13 Ekim 2015 / 19.00

Yönetmen: Park Kwang-hyun
Oyuncular: Jung Jae-Yeong, Shin Ha-Kyun, Kang Hye-Jeong
Güney Kore, 2005, 133’, renkli
Korece; Türkçe altyazıyla 

Kore Savaşı sırasında Amerikalı ile Güney ve Kuzey Koreli askerler huzur içindeki bir kasaba olan Dongmakgol’a gelirler. En başta birbirleriyle karşı karşıya gelseler de, kısa sürede köylülerle kaynaşmaya başlarlar. Fakat, artık görevlerini yerine getirmeleri gereken zaman gelip çatmıştır.

Kore Film Günleri

Yüz Okuyucu

Kore Film Günleri

Sadece Sen

Kore Film Günleri

Hayatımızın En Güzel Anı

Kore Film Günleri

Dongmakgol’a Hoş Geldiniz

Kore Film Günleri

Bir Köpeği Kaçırmanın Mükemmel Yolu

Dongmakgol’a Hoş Geldiniz

Geleceği Hatırlamak

Geleceği Hatırlamak

Bir koleksiyona veya arşive bakarak gelecek nasıl kurgulanabilir? Seramiğin dayanıklı yapısı onu hayal edebildiğimiz zamanın sonuna dek kalıcı kıldığından geleceğin nasıl hatırlanabileceğini bir seramik koleksiyonu aracılığıyla düşünmek zihin açıcı olabilir. Sergi kapsamında üretilen eserler, geçmişe dair önemli ipuçları taşıyan bir koleksiyonu taze bir perspektifle ele alma ve geleceği hatırlamaya dair bir adım atma potansiyeli taşıyor. 

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Çıplak Kadından Çıplak Tene

Üryan, Çıplak, Nü: Türk Resminde Bir Modernleşme Öyküsü sergisi kapsamında, Cumhuriyet Gazetesi yazarı, Marmara ve Yeditepe Üniversitesi Öğretim Görevlisi Nazlı Pektaş’ın, serginin küratörü Ahu Antmen ile yaptığı ve kısa hali Cumhuriyet Gazetesi’nde yayınlanan röportajın tamamını paylaşıyoruz.

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin: Mahremiyetin Kamusal Dili ve Otobiyografik Yaklaşımlar

Tracey Emin, kişisel deneyimlerini saklamaktan ziyade sergileyerek, mahremiyeti çağdaş sanatın en görünür alanlarından birine taşıyan bir sanatçı. Ortak Duygular: British Council Koleksiyonu’ndan Yapıtlar sergisinde yer alan çalışmaları üzerinden, 1990’ların çağdaş sanat dünyasının en tartışmalı figürlerinden biri olan Emin’in, otobiyografik deneyimi sanat diline dönüştüren pratiğine yakından bakıyoruz.