Yönetmen: Song Il-gon
Oyuncular: So Ji-Sub, Han Hyo-joo
Güney Kore, 2011, 105’, renkli
Korece; Türkçe altyazıyla
Film, eski boksör Chul-min ve tele pazarlamacı Jung-hwa arasında geçen ölümcül bir aşk hikayesi. Adam kalbini dünyaya kapamıştır, kadın ise görme yetisini yavaş yavaş kaybetmesine rağmen hayat sevincini korur. Sessiz stil olarak adlandırılan uzun ve tek planlı çekimleri bir kenara bırakıp can ve ruha hitap eden bu film, Song Il-gon’un bir auteur yönetmenden popüler bir yönetmene dönüşümünün ilanı olarak kabul edilebilir. Song’un “Çiçek Adası” (Flower Island) ve “Sihirbazlar” ("The Magicians") adlı filmlerinden büyülenenler bir nebze hayal kırıklığına uğrayabilirler. Beylik isminden anlaşılacağı üzere film eski klişelerle dolu. Bu klişelerine rağmen onu olağanüstü kılan şey ise yönetmenin karakteristik olan alışılmadık üslubu ile ayrıntılardaki dramatik değişimler. Film, kelime ve eylemi aşırıya kaçmadan kullanarak zirveye doğru küçük adımlar atıyor. Yönetmen filmin kalitesini dikkat çekici görseller ve duygulara hitap eden ve yüzeysellikten uzak bir ses tasarımıyla artırıyor. Sonuçta, bu film, büyük çoğunluğu alışılagelmiş melodramlardan ayrılıyor ve ‘alışılagelmedik bir alışagelmiş’ dram olarak başarılı bir şekilde kendini gösteriyor. So Ji-sub ve Han Hyo-joo rollerini mükemmel şekilde dolduruyorlar. Sektörde ‘So-joo çifti’ olarak kullanılagelen ifade abartı içermiyor.
Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.
Yeni yılın ilk günü bazen “yeniden başlama” iddiasından çok, yavaşlamayı ve toparlanmayı çağırır. 1 Ocak’ı evde geçirirken bir yandan dinlenmek, bir yandan da iyi hikâyelerin içine sığınmak isteyenler için; büyüme hikâyelerinden sürreal komedilere, şiirsel romantizmden distopik kâbuslara uzanan 10 filmlik bir seçki hazırladık.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)