Yönetmen: Shirley Clarke
Oyuncular: Jason Holliday, Shirley Clarke, Carl Lee
ABD, 1967, HD, siyah-beyaz, 105’
“Ne kadar süre boyunca, Jason, siyah adamın özgürlüğü ve doğruluğu ve güzelliği hakkında ne kadar süre boyunca şarkılar söylediler ve seni görmezden geldiler. Ne kadar süre boyunca?” Marlon Riggs
2 Aralık 1966 gecesi Clarke ve minik bir ekip, yönetmenin Hotel Chelsea’deki dairesinde film yapmak üzere toplaştılar. Orada, aralıksız on iki saat boyunca bir ve tek Jason Holliday’i filme çektiler – masallar anlatırken, şarkılar söylerken, kostümler giyerken ve bir eşcinsel fahişe, bazen bir uşak ve gelecek vadeden bir kabare performansçısı olarak iyi zamanlarını ve kötü davranışlarını hatırlarken. Karmaşıklıklarla oynayan film, “gerçek sinema” tarzında çekildi; filmin konusu, herkesi kandırdığını ve kameralara oynadığını kabule dünden razı bir adamdı. Clarke, Holliday’e “benim ânım” dediği şeyin performansını yapsın diye sahne mi temin ediyordu yoksa onu kullanmaktan mı ibaretti yaptığı? Bununla ilgili bizzat kaygıları vardı Clarke’ın. Bir uşak olarak yaşamın ironilerinden bahsederken şöyle demişti Holliday: “Bazen kimin kimi kullandığı meselesi adeta şakaya dönüşüyor.”
Çekildikten neredeyse elli yıl sonra bile “Jason’ın Portresi”, Sivil Haklar hareketinin hararetinde ve Stonewall kalkışmasının öncesinde siyah eşcinsel erkekler açısından dünyanın neye benzediğine dair güçlü bir hatırlatma. Milestone, filmi onarmak için orjinal 16 mm’lik bobinlerin peşine düşmüş ve ülkesinin sileceği bir tarihe tanıklık hikâyesine sahip bir eşcinsel Afrikalı Amerikalı erkeğin bu hareket eden karelerden oluşan tanıklığını koruyabilmiş. Bu yıl, Ingmar Bergman’ın “hayatımda gördüğüm en sıradışı film” dediği, Jason Holliday ve Shirley Clarke’ın muhteşem belgeseli yeniden keşfediliyor.
Yeni yılın ilk günü bazen “yeniden başlama” iddiasından çok, yavaşlamayı ve toparlanmayı çağırır. 1 Ocak’ı evde geçirirken bir yandan dinlenmek, bir yandan da iyi hikâyelerin içine sığınmak isteyenler için; büyüme hikâyelerinden sürreal komedilere, şiirsel romantizmden distopik kâbuslara uzanan 10 filmlik bir seçki hazırladık.
Yitirilmiş bir dostun ardından ona, onun geride bıraktıklarına dönüp bakmak bugün bize ulaşanların izlerini sürerek ona dair, “eseri”ne dair bir şeyler yapmaya kalkışmak ne zor işmiş! Samih Rifat’ın, birbirimize seslendiğimizde kullandığımız unvanıyla “Samih Usta”nın fotoğrafları, filmleri, desenleri, çevirileri, şiirleri, kitapları ve defterleri etrafında, birlikte farklı kurumlarda mesai yaptığı arkadaşlarının çalıştığı Pera Müzesi’nde açılacak bir sergi ve başka bazı etkinlikler yapma hazırlama sorumluluğunu üstlendiğimde doğrusu bu zorluğu sezmiş ama köklerinin ne denli derine inebileceğini tam olarak kavramamıştım. Birden fazla nedenle.
Salı - Cumartesi 10.00 - 19.00
Cuma 10.00 - 22.00
Pazar 12.00 - 18.00
Müze Pazartesi
günü kapalıdır.
Çarşamba günleri öğrenciler müzeyi
ücretsiz ziyaret edebilir.
Tam: 300 TL
İndirimli: 150 TL
Grup: 200 TL (toplu 10 bilet ve üstü)